Antik Çağlardan Günümüze Gümrük Vergileri: Arthaşastra ve Palmira Tarifesi

Vergi, antik çağlardan bu yana hayatımızda yer alan bir kavramdır. Asırlar önce savaşların giderleriyle tapınak ve piramitlerin inşasından doğan harcamalar, halktan toplanan vergilerle karşılanırdı. Sümerler’de, Bala Sistemi ile eyaletlerden zenginlik kaynaklarına göre tahıl, hayvancılık ya da iş gücü toplanırdı.

Antik Mısır’da ise Nilometre adı verilen kuyular yardımıyla Nil Nehri’nin su seviyesi ölçülerek öngörülen hasada göre vergi oranı belirlenirdi. Devletin yönetim yapısı değişse de vergi politikaları her dönemde uygulanmaya devam etti.

Günümüzde Verginin Rolü ve Kamu Harcamalarıyla İlişkisi

Günümüzde vergiler, kamu harcamalarının temel finansman kaynağıdır. Toplam vergi gelirlerinin kayda değer bir kısmını ise gümrük vergileri oluşturur. 2024 yılında tahsil edilen yaklaşık 7 milyar 300 milyon TL verginin, beşte birinden fazlası uluslararası ticaret ve muamelelerden alınmıştır.

Antik Çağda Gümrük Vergileri: Arthaşastra Örneği

Gümrük vergilerine verilen önem, antik çağlarda da farklı değildir. Niccolo Machiavelli’nin Prens adlı eserinden asırlar önce, yaklaşık 2400 yıl önce Antik Hindistan’da Kautilya tarafından Arthaşastra kaleme alınmıştır.

Bu eser, bir imparatorun izlemesi gereken politikaları çok yönlü biçimde ele alır. Kautilya, hazineyi boş bırakan bir kralın halkını ve ülkesini yoksullaştıracağını vurgular. Aynı şekilde, halkından haksız taleplerde bulunan bir kralın da bağlılık kaybedeceğini belirtir. Gümrük politikalarına da bu bağlamda büyük önem verir.

O dönemdeki gümrük işlemlerine ilişkin uygulamaların, günümüzdekilerle benzerliği ise oldukça ilgi çekicidir.

Arthaşastra’ya Göre Gümrük Mevzuatı ve Kaçakçılık Cezaları

  • Kral idaresini yürütmek için gümrük müdürünün de aralarında bulunduğu bazı denetçiler atamalıdır.

 

  • Gümrük Müdürü, şehrin büyük kapısının yakınına gümrük binasını kuracak ve bayrağını kuzeye veya güneye bakacak şekilde dikecektir. Tüccarlar mallarıyla gümrük kapısına vardıklarında, dört veya beş gümrük memuru tüccarların kim olduğunu, nereden geldiklerini, ne kadar mal getirdiklerini ve malların üzerine ilk defa mühür işaretinin nerede yapıldığını not edecektir. Malları mühür damgasıyla damgalanmamış olanlar, geçiş ücretinin iki katını; sahte mühür için geçiş ücretinin sekiz katını ödeyecektir.

 

  • Mallar, gümrük evinin bayrağının yanına konulduğunda tüccarlar, malın miktarını ve fiyatını bildirmekle yükümlüdür. Ardından, üç kez “Bu miktardaki malı bu fiyata kim satın alacak?” diye bağırılır ve belirtilen fiyattan talep edenlere mal teslim edilir. Eğer birden fazla alıcı olması nedeniyle satış fiyat artarsa, artırılmış fiyat miktarı, malın geçiş ücretine eklenerek kralın hazinesine aktarılır.

 

  • Ağır bir geçiş ücreti ödemek zorunda kalma korkusuyla mal miktarı veya fiyatı düşürülürse, fazlalık kral tarafından alınır veya tüccarlar geçiş ücretinin sekiz katını ödemek zorunda bırakılır. Çuvallara konan malın fiyatı, numune olarak düşük kalitede bir mal gösterilerek düşürüldüğünde veya değerli bir mal düşük kalitede bir tabaka ile örtüldüğünde de aynı ceza uygulanır. (5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3. Maddesinin İkinci Fıkrası: Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır)

 

  • Geçiş ücretini ödemeden gişe bayrağının ötesine geçen esnafa, geçiş ücretinin sekiz katı tutarında para cezası verilir. (Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3. Maddesinin Birinci fıkrası: Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır)

 

  • Evlilik için kullanılan veya bir gelinin ebeveynlerinin evinden kocasının evine götürdüğü veya kurban kesme, kadınların doğumu, tanrılara tapınma, kutsal iplik takma, inek armağanı, herhangi bir dini tören, kutsama töreni ve diğer özel törenler için alınan mallar gümrük vergisinden muaftır. (2009/15481 sayılı Kararın 50. Maddesi: Yerleşim yeri Türkiye’de olan bir Türk vatandaşı ile evlenerek veya evlenmek üzere yerleşim yerini yabancı bir ülkeden Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden kişilere ait çeyiz eşyasına muafiyet tanınır)

 

  • Gümrük vergisi ödenmemiş bir malın bir kısmını gümrük vergisi ödenmiş olanla birlikte kaçıranlar ve bir geçişte ikinci bir mal kısmını kaçırmak amacıyla torbayı açtıktan sonra damgalı malla birlikte koyanlar, kaçırdıkları miktarı kaybederler ve kaçırdıkları miktara eşit miktarda para cezası öderler.

 

  • İnek pisliği üzerine yalan yere yemin ederek mal kaçakçılığı yapan kişi en ağır para cezasına çarptırılır. (O tarihlerde bu fiilin cezasının bu denli ağır olmasına şaşmamak gerek. İbadet ve ritüellerde kullanılan inek gübresi, bir çok Hindu metinde yer almakta olup saflık ve arınmışlıkla ilişkilendirilmektedir. Mahabharata efsanesine göre; Refah Tanrıçası Lakshmi, saf ve günahsız olmaları nedeniyle ineklerden bedenlerinde yaşamasına izin vermelerini ister. İnekler bu teklifi reddeder, Lakshmi ise onlara yalvararak bedenlerinin en hor görülen yerinde yaşamayı kabul eder. Daha sonra inekler onun dışkılarında ve idrarlarında yaşamasına izin verir)

 

  • Bir kişi silahlar, zırhlar, metaller, arabalar, değerli taşlar, tahıllar ve sığırlar gibi yasaklanmış maddeleri ihraç ettiğinde, yalnızca başka yerlerde belirtilen şekilde cezalandırılmakla kalmayacak, aynı zamanda mallarını da kaybetmesi sağlanacaktır. Bunlardan herhangi biri içeri getirilirse ise satışı şehir kapısının dışında gümrüksüz olarak gerçekleştirilecektir.(Gümrük Kanunun 235/2-a Maddesi; Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir)

 

  • Tüccar kılığında bir casus, malların miktarı ve kalitesi hakkında elde ettiği bilgiyle krala bilgi vermelidir. Kral bu bilgiyi aldıktan sonra, kralın her şeyi bilen gücünü göstermek amacıyla bunları gümrük müdürüne iletecektir. Gümrük Müdürü, bunu tüccarlara duyururacak; hiçbir şeyin Kral’dan saklanamayacağını ve elde edilen bu bilginin kralın her şeyi bilen gücü sayesinde olduğunu söyleyecektir. Düşük kaliteli mallar saklanmışsa; gümrük vergisinin sekiz katı alınacaktır; üstün kaliteli mallar saklanmışsa bunlar tamamen müsadere edilecektir.

 

  • Ülkeye zarar veren veya yararsız olan her şey dışarıda bırakılacak; büyük yararı olan her şey ve kolayca elde edilemeyen tohumlar ise gümrüksüz olarak içeri alınacaktır.

 

  • Çiçek, meyve, sebze kökleri, soğanlı kökler, tohumlar, kurutulmuş balık ve kurutulmuş etten, gümrük memuru 1/6 oranında vergi alacaktır.

 

  • Deniz kabukları, elmaslar, değerli taşlar, inciler, mercanlar ve kolyeler söz konusu olduğunda, bu tür maddelerin üretim zamanı, maliyeti ve bitişi konusunda bilgi sahibi olan uzmanlar, geçiş ücretinin miktarını belirleyecektir. (Bir bakıma İhtisas gümrüğü uygulaması)
Netelo, CC BY-SA 4.0 , via Wikimedia Commons

Palmira Tarifesi Nedir? Roma Dönemi Gümrük Sistemi Üzerine

Antik Yunan ve Mısır’da gümrük vergileri her türlü mala tek oranla uygulanırken, gümrük tarifesi sistemi Roma İmparatorluğu döneminde tam anlamıyla hayata geçirilmiştir.

Yaklaşık 2000 yıl önce, şu an Suriye sınırları içerisinde yer alan Palmira kentindeki Roma senatörleri, farklı malların farklı vergi oranlarıyla listelendiği ve “Palmira Tarifesi” olarak bilinen bir Gümrük Tarifesi sistemini uyguladılar.

Tarife cetvelinin de yer aldığı yapıt günümüzde Saint Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’nde sergilenmektedir. İlgili müzede Palmira Tarifesi şu şekilde anlatılmaktadır:

“Palmira Tarifesi, İmparator Hadrian (MS 137) zamanından kalma ve belirli mal türlerinin ithalat ve ihracatına uygulanan tarifelerin boyutunu belirten bir belgedir. Akdeniz ülkelerini Hindistan, Arabistan ve İran’a bağlayan ticaret yollarının kesiştiği noktada yer alan Palmira, büyük ölçüde uluslararası ticarete bağlıydı. Kumaşlar, baharatlar ve mücevherler Palmira’dan taşındı. Yunanca ve Aramice yazılan yapıtın üzerindeki tarifenin metni gözenekli kireçtaşından oyulmuştur. Palmira alfabesi olarak adlandırılan yazının Aramice alfabesinin bir çeşidi olduğu bilinmektedir. Rus gezgin ve amatör arkeolog Abamelek-Lazarev, Suriye’deki yolculuğu sırasında yazıtı taşıyan kireçtaşı levhanın kumlu yüzeyini temizleyip  kopyasını yapmıştır. II. Abdülhamid (1876-1909), Osmanlı İmparatorluğundan Rus İmparatoruna diplomatik bir hediye olarak yapıtın devredilmesine onay verdi. Yapıtın taşınması ise 1901’de mümkün kılındı. Vagonlara yüklenebilmek için, yazıt sütunları boyunca dört parçaya çok dikkatli bir şekilde kesilmesi gerekiyordu. Yapıt, vagonlarda Şam’a, oradan demiryoluyla Beyrut’a ve ardından deniz yoluyla Odessa’ya güvenli bir şekilde teslim edildi. Odessa’da ise, ithalat vergisinin ödenmemesi nedeniyle iki yıl Gümrükte tutuldu.”

Palmira Tarifesi: Antik Gümrük Uygulamalarından Örnekler

Palmira Tarifesinde belirtilen bazı uygulamalar şunlardır:

 

  • Publicanus, Palmira topraklarına erkek köle ithal edenlerden, “köle başına yirmi iki denarius toplayacaktır. (Publicanus Antik Roma’da vergi tahsil eden kişilerdi. Denarius ise o dönemde kullanılan ve kelime anlamı “onluk” olan gümüş sikkeydi. Arap ülkelerinde kullanılan Dinar para biriminin adı buradan gelmektedir)

 

  • İhraç edilen her köle için yirmi iki denarius tahsil edilecektir.

 

  • Gümrük memuru, Palmira’ya giren ve çıkan her deve yükü için üç denarius; ithal veya ihraç edilen her eşek yükü için bir denarius toplayacaktır.

 

  • Alabaster Kavanozlarda ithal edilen her deve yükü aromatik yağ için yirmi beş denarius; İhracatında deve yükü başına on üç denarius; aynı kavanozlarla, bu kez eşek yüküyle ihraç ya da ithal edilirse ise yedi denarius alınacaktır.

 

  • Keçi derisinden torbalara konulan deve yükü aromatik yağın, ithalat ve ihracatında on üç denarius; aynı torbalarda eşek yükü ile ithalat ve ihracatında ise dört denarius toplanacaktır.

 

  • Dört keçi derisi torbadan oluşan deve yükü zeytinyağının, ithalat ve ihracatında on denarius; eşek yükü zeytinyağının ithalat ve ihracatında ise yedi denarius tahsil edilecektir.
  • Boş olarak ithal edilen her deve için bir denarius alınacaktır

Gümrük Tarifelerinin Tarihsel Evrimi ve Armonize Sisteme Geçiş

Palmira tarifesi gibi erken dönem tarifeleri; o tarihlerdeki ticarete konu olan sınırlı sayıdaki mal listelerinden oluşuyordu. Asırlar sonra; uluslararası ticaret kapsamına giren eşya çeşitliliği hızla arttıkça, bu hızı öngöremeyen tarife cetvelleri işlevini yitirmeye başladı. Ayrıca ticaretin basitleşmesi için uyumlu ve ortak bir tarife cetveli gerekiyordu.


Bu doğrultuda; şu an Dünya Gümrük Örgütü üye ülkelerince uygulanmakta olan Armonize Sistemin oluşum süreci için: “
Uyumu Sağlanmış (Armonize) Mal Tanımı ve Kodlama Sistemi“ ile ilgili yazımı okuyabilirsin.

Kaynakça

Kautilya, Arthaşastra, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2018.

R. Shamasastry, Kautilya’s Arthashastra, 2013.

Wiese Harald, The Kauṭilyan Market Tax, 2025,https://www.wifa.uni-leipzig.de/fileadmin/Fakultät_Wifa/Institut_für_Theoretische_Volkswirtschaftslehre/Professur_Mikroökonomik/Forschung/Forschung2/A_MarketTaxRevision.pdf

World Custom Organisation, 30 years of HS, 2025,https://www.wcoomd.org/en/topics/nomenclature/activities-and-programmes/30-years-of-hs.aspx

The Palmyrian Tariff, The State Hermitage Museum, 2025,https://www.hermitagemuseum.org/digital-collection/87980

Matthews JF. The Tax Law of Palmyra: Evidence for Economic History in a City of the Roman East. Journal of Roman Studies. 1984;74:157-180. doi:10.2307/299013

Asakura Hironori, World History of the Customs and Tariffs, World Customs Organization, 2003

Buraya yorumunu yazabilirsin

Discover more from Umut Yiğit - Gümrük Tarife Cetveli ve Gümrük Mevzuatı

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading