4051 Gümrük Rejimine başlamadan aşağıda yer alan yazıları okumak yararlı olacaktır.
-Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi
4051 rejim kodu, Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan eşyanın serbest dolaşıma girişinde kullanılır. Dahilde İşleme Rejimine ilişkin ana düzenleme 2006/12 sayılı tebliğ olup bu rejim, şartlı muafiyet sistemi ve geri ödeme sisteminden oluşmaktadır.
Şartlı Muafiyet Sistemi Kapsamındaki Dahilde İşleme Rejimi Nedir?
Şartlı muafiyet sistemi, eşyanın ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, vergisi teminata bağlanmak suretiyle ithal edilmesi ve ihracat taahhüdünün gerçekleşmesini müteakip alınan teminatın iade edilmesidir.
Geri ödeme sisteminde ise eşyanın ihracı halinde, ithalat esnasında alınan vergi geri ödenmektedir. Bu kapsamda ithal edilen eşya için gümrük idaresince, ticaret politikası önlemleri uygulanır ve eşyanın ithali için öngörülen dış ticarette teknik düzenlemeler ve standardizasyon mevzuatı dahil diğer işlemlerin tamamlanması şartı aranır.
Dolayısıyla; iki dahilde işleme sisteminde süreç farklı ilerler. Şartlı muafiyet sisteminde; eşyanın ileride ihraç edileceği öngörülerek ve bu şart koşularak ithalat esnasında muafiyet tanınır. Geri ödeme sisteminde ise; eşya ihraç edildikten sonra ithalat vergileri geri ödenir.
4051 gümrük rejimi, şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan, yani ithali esnasında ihraç edileceği öngörülerek muafiyetler sağlanan eşyanın serbest dolaşıma girişidir.
2006/12 sayılı Dahilde İşleme rejimi Tebliğinin 38. Maddesinin Yedinci fıkrası, 4051 rejimine ilişkin hususlar içermektedir. İlgili maddeye göre;
Şartlı muafiyet sistemi çerçevesinde ithal edilen eşya, asıl işlem görmüş ürün ve/veya ithal edildiği şekliyle ve belge/izin süresi içerisinde,
-ticaret politikası önlemlerinin uygulanması,
-eşyanın gümrük idaresince yerinde tespiti (YYS ve belirli şartları sağlayan OKSB sahibi firmaları hariç olmak üzere),
-eşyanın ithali için öngörülen dış ticarette teknik düzenlemeler ve standardizasyon mevzuatı dahil diğer işlemlerin tamamlanması
-kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili kaydıyla 4458 sayılı Gümrük Kanununun 114 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 207 nci maddesi hükmüne göre serbest dolaşıma girebilir.
Bu durumda serbest dolaşıma giren eşyaya tekabül eden ihracatın gerçekleşmesi şartı aranmaz.
Gümrük Yükümlülüğü Doğması
Gümrük yükümlülüğü; eşyanın uygulandığı rejimin doğası gereği ödenmesi öngörülmeyen verginin, ödenmesinin zorunlu hale gelmesidir. 4051 rejiminde de; şartlı muafiyet ile dahilde işleme kapsamındaki eşya için gümrük yükümlülüğü doğmuş sayılır. Söz konusu durum Gümrük Kanununun 114. Maddesinde alınmıştır.
1. Dahilde işleme rejimi kapsamında bir gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, 115 inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gümrük vergileri, ithal eşyasının dahilde işleme rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları göz önünde bulundurularak hesaplanır.
2. İthal eşyası, dahilde işleme rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihinde, tarife kotaları ve tarife tavanları çerçevesinde tercihli tarife uygulamasından yararlanabilir durumda ise söz konusu eşyanın bu tercihli tarifeden yararlanabilmesi, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil edildiği tarihte de mevcut tercihli tarifenin yürürlükte olmasına bağlıdır.
Gümrük Kanunu - Madde 114
Gecikme Zammı
4051 rejiminde dikkat edilmesi gereken ilk husus; gecikme zammıdır. Gümrük Kanununun 207. Maddesinde;
“Bir şartlı muafiyet düzenlemesine tabi tutulan eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğü doğması halinde, şartlı muafiyete ilişkin beyannamenin tescili tarihinden başlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 incimaddesine göre tespit edilen gecikme zammı tahsil edilir.”
“Bir şartlı muafiyet düzenlemesi kapsamında eşya için indirimli teminattan faydalanılması durumunda birinci fıkrada belirtilen gecikme zammı, teminatın nakit verilen kısmı dışında kalan kısım ile teminat verilmeyen kısmın tümü için uygulanır.”
hususları yer almaktadır.
Vergi muafiyeti tanınan dahilde işleme rejimi kapsamındaki eşyanın, kati ithalatı yapılmak isteniyor. Yani gümrük rejimi nedeniyle normal şartlarda tahakkuk ettirilmeyen vergiye ilişkin ödeme zorunluluğu ortaya çıkıyor ve gümrük yükümlülüğü doğuyor. Bu örnek üzerinden; Gümrük Kanunun 114. ve 207 Maddelerini birlikte değerlendirelim:
“İşlem gördükten sonra ihraç edilmek üzere dahilde işleme rejimiyle gümrük bölgesine getirilen eşya, çeşitli nedenlerle ihraç edilmeyerek serbest dolaşıma sokulmak istendi. Yani vergi muafiyetini sağlayan ihracat taahhüdü yerine getirilemedi. Bu süreci eşya sanki dahilde işleme rejimi beyannamesinin (51-) tescil tarihinde serbest dolaşıma giriyormuş gibi vergilendirerek, o tarihte sanki hiç muafiyet tanınmamış duruma getiriyoruz. Bu durumda zamanında tahsil edilmemiş bir kamu alacağı ortaya çıkıyor. Eğer o tarihte, teminat nakit olarak alınmışsa, bir gecikmiş ödemeden bahsedemeyeceğimiz için yalnızca nakit teminat dışında tahsil edilmemiş vergiler üzerinden gecikme zammı hesaplıyoruz. (Nakit teminat kapsamındaki tutar için faiz uygulanmayacağı hususu Gümrük Yönetmeliği 323. Maddesinde de geçer)
KDV Matrahı
3065 sayılı KDV Kanununun 21 inci maddesinde, İthalatta KDV matrahına ilişkin hususlar yer almaktadır. Buna göre;
- İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,
- İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,
- Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler.”
İthalatta Kdv matrahına dahil edilmektedir.
Bu durumda, ithalatta KDV matrahına dahil olup zamanında tahsil edilmeyen vergiler üzerinden hesaplanan ilave tutarlar da ithalatta KDV matrahını etkilemekte olup geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma girişi neticesinde 4458 sayılı Kanunun 207 nci maddesi kapsamında tahsil edilen tutarın ithalat işlemi nedeniyle ortaya çıkan bir yükümlülük olarak 3065 sayılı Kanunun 21/c maddesi kapsamında ithalatta KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir.
Damga Vergisi
Damga vergisi, hukuki ve resmi işlemleri belgeleyen ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda belirtilen kağıtlardan alınan biri vergidir.
Damga Vergisi kanunu ile “İhracat ve Diğer Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliğine” göre;
İhracat ve ihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla, bazı işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar (gümrük idarelerine verilen beyannameler dahil) damga vergisinden istisna tutulmuştur.
Bu kapsamda; Dahilde işleme İzin Belgesi/İzni kapsamında iznin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalatlardan damga vergisi tahsil edilmez. (Elbette aynı beyannamede 4000 gibi dalga vergisine tabi olan farklı rejimde kalemler bulunuyorsa; o beyanname için damga vergisi tahsili gerekmektedir)
Buradaki kritik nokta: tıpkı ihracat beyannamelerinde olduğu gibi dahilde işleme rejimi kapsamında tescil edilen gümrük beyannamesinin de (5100) döviz kazandırıcı bir işlem olması nedeniyle damga vergisinden istisna tutulduğudur.
Uygulamada bir ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın “tamamının” geri gelmesi durumunda, ihracat beyannamesi için alınmayan damga vergisinin tahsili gerekmektedir.
Aynı mantıkla; bir dahilde işleme rejimiyle gerçekleşen ithalat kapsamındaki eşyanın(5100,5171) tamamının 4051 rejimiyle serbest dolaşıma sokulması durumunda; o beyanname kapsamında hiçbir döviz kazandırıcı işlemden artık bahsedilemeyecektir.
Bu nedenle; 4051 rejimli beyanname için ayrı, daha önce damga vergisi tahakkuk ettirilmeyen 5100 rejimli beyanname için için ayrı damga vergisi tahsil edilecektir.
Bununla birlikte; Gümrükler Genel Müdürlüğünün 23.08.2022 tarih ve 77460536 sayılı yazıları kapsamında, ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle iptal edilen gümrük beyannamelerine ilişkin damga vergisinin, gümrük idaresi tarafından vergi dairesine bildirimini müteakip gecikme faizi ile birlikte vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilmesi gerekmektedir.
İkincil İşlem Görmüş Ürün
İşleme faaliyetleri sonucunda elde edilen asıl işlem görmüş ürün dışındaki ürün, ikincil işlem görmüş ürün olarak adlandırılır. Bu ürünlerin serbest dolaşıma girişi de 4051 rejimiyle olur.
2006/12 sayılı tebliğin 38. Maddesini Dokuzuncu Fıkrasına istinaden;
Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni kapsamında ithal edilen eşyadan elde edilen ikincil işlem görmüş ürünün, belge/izin ihracat taahhüdünün kapatılmasından önce gümrük mevzuatı çerçevesinde gümrük idaresi gözetiminde imhası, gümrüğe terk edilmesi, çıkış hükmünde gümrüğe teslimi veya serbest dolaşıma giriş rejimi hükümlerine göre ithali hallerinde, bu ürünün ihracatının gerçekleştirilmesi aranmaz. İkincil işlem görmüş ürünün serbest dolaşıma giriş rejimine göre ithali halinde ise bu ürünün gümrük idaresine teslimi aranmaz.
Dolayısıyla; serbest dolaşıma giriş beyannamesi esnasında gümrüğe teslimi aranmayacağına göre eşya çoktan yükümlüsü tarafından imha edilmiş de olabilir.
Yukarıda Gümrük Kanunun 114. Maddesi kapsamında 4051 rejim kodlu beyannamedeki vergilendirme unsurlarından bahsederken, 115. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla demiştik. Şimdi 115. Maddeden bahsedebiliriz. 115. Madde ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma girişiyle ilgilidir.
“İlgili kuruluşların görüşleri alınarak yönetmelikle belirlenen listede yer alan işleme faaliyetleri sonucunda, asıl işlem görmüş ürünlerle birlikte söz konusu listede belirtilen ikincil işlem görmüş ürünlerin elde edilmesi ve bu ikincil ürünlerin serbest dolaşıma sokulması halinde ithalat vergileri; asıl işlem görmüş ürünün ihraç edilen kısmı oranında ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma girişine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları esas alınarak hesaplanır. Ancak, izin hak sahibi, bu ürünlere ilişkin vergilerin 114. maddede belirtilen usule göre tahakkukunu talep edebilir.“
Hemen bu noktada dikkat etmek gerekir ki; yükümlüsünce 114. Madde kapsamında vergi tahakkuku belirlendiğinde, referans tarih olarak dahilde işleme izin belgesinin tescil tarihi alınmaktadır ancak vergilendirme unsurları olarak geçmiş tarihin belirlenmesi; serbest dolaşıma giriş beyannamesine ilişkin damga vergisinin, bir önceki yıla ait tutarlar üzerinden tahsili sonucunu doğurmamalı ve güncel tutar üzerinden damga vergisi tahsil edilmelidir.
Bu vergilendirme unsurlarını uygularken, eşyanın Dahilde işleme rejimi kapsamında ithali esnasında kullanılan A.TR Dolaşım Belgesi ya da Menşe ispat belgelerinin kullanılabileceğini de unutmamak gerekir. Buradaki önemli ayrıntı, vergilendirmenin Kanunun 115/1 inci maddesine göre yapıldığı ancak İİGÜ’nün üretiminde kullanılan tüm ithal girdilerin aynı tercihli tarife uygulamasından faydalanmadığı durumlarda söz konusu belgelerin kullanılamayacağı hususudur.
Bununla birlikte; damga vergisi gibi başka vergilerin tahakkukunda da ayrımlar bulunmaktadır. Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2013/6 sayılı Genelgesine göre;
Dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak Gümrük Kanunu’nun 114’üncü maddesine göre vergilendirilmesi halinde, eşya bedelinin dahilde işleme rejimine ilişkin verilen gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda,
2) Dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tutularak Gümrük Kanunu’nun 115’inci maddesine göre vergilendirilmesi halinde, eşya bedelinin serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) tahsil edilmesi gerekecektir.
Son olarak ikincil işlem görmüş ürünlere ilişkin çevre katkı payından bahsedeceğim. Çevre kirliliğinin önlenmesi, çevrenin iyileştirilmesi ve çevre ile ilgili yatırımların desteklenmesi amacıyla;
İthaline izin verilen kontrole tâbi yakıt ve atıkların CIF bedelinin yüzde biri ile hurdaların CIF bedelinin binde beşi oranında alınacak miktar, çevre katkı payı olarak tahsil edilmektedir. Bu kapsamda; ikincil işlem görmüş ürünlerden de ÇKP alınacaktır.




