Category: Mevzuat+articles

Gümrük kanunu 234

Gümrük Kanununun 234. Maddesinin Birinci Fıkrası uyarınca tanzim edilen idari para cezaları

Gümrük Kanununun 234. Maddesi vergi kaybına neden olan işlemler için uygulanacak idari para cezalarını düzenlemektedir.  Söz konusu maddenin; Birinci Fıkrası, Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi ve kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat İkinci Fıkrası; Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi kapsamında gerçekleştirilen işlemler kapsamında eksik vergi tahakkukuna yol açan işlemleri düzenlemektedir. Beşinci Fıkrası ise; Telafi Edici Vergiye ilişkin vergi kaybına yol açan işlemlere uygulanacak idari para cezasını ele almaktadır. Bu madde özelinde en sık hata yapılan ve dikkat edilmesi gereken husus ise; 234. Maddenin Birinci Fıkrasının a) bendi ile b) bendi arasındaki ayrımdır. Bu ayrımın doğru yapılmaması, idari para cezasının dayanağını zedeleyeceği için ceza tutarı aynı olsa da idari davaların yükümlü lehine sonuçlanmasına neden olacaktır. Serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5’i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınır. 234/1-a Kıymeti üzerinden ithalat vergilerine tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, 23 ila 31 inci maddelerde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait ithalat vergilerinden başka vergi farkının üç katı para cezası alınır. 234/1-b Bu iki bendi ayırt edilmesinde, “Gümrük Kıymetine” odaklanmak en etkili yöntemdir. Eğer serbest dolaşıma giriş rejimi ya da kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminde; vergi kaybına neden olan eylem, gümrük kıymetinin düşük beyan edilmesi ise 234/1-b eğer vergi kaybına neden olan eylemin, beyan edilen gümrük kıymetiyle bir bağlantısı yoksa 234/1-a maddesi uygulanmalıdır. Yani 234/1-b yalnıza “Gümrük Kıymeti” düşük beyan edilmişse uygulama alanı bulabilmektedir. Örneğin; ticari faturada 100 adet olarak kayıtlı bir eşya, gümrük yükümlüsünce bu doğrultudaki faturada kayıtlı tutar üzerinden beyan edilmesine karşın, yapılan kontrollerde eşyanın 120 adet tespit edildiğini varsayalım. Burada vergi kaybına neden olan şey, gümrük kıymetinin düşük beyan edilmesi değil eşyanın beyan edilenden fazla çıkmasıdır. Dolayısıyla vergi kaybına neden olan husus, 20 adet eşya için yapılan eksik tahakkuktur.  Aynı örnekten ilerleyelim; fazla çıkan 20 adet eşya için de ayrı bir ticari fatura mevcut olmasına rağmen yükümlüsünce bu beyan edilmemiş olsun. Söz konusu durumda da; gümrük idaresine sunulmayan bir fatura bulunmasına rağmen 100 adet olduğu beyan edilen eşyaya karşılık gelen gümrük kıymeti doğru beyan edildiği için 234/1-b maddesinin uygulanması mümkün olmayacaktır. 120 adet beyan edilen eşya için ikinci ticari fatura kıymeti hiç beyan edilmemiş olsaydı;  120 adet eşyanın gümrük kıymeti eksik beyan edildiğinde 234/1-b maddesi uyarınca idari para cezası tatbik edilecekti. 234. maddenin birinci fıkrası kapsamında uygulanacak idari para cezalarında sıklıkla hata yapılmasına yol açan bir diğer durum ise: “Gümrük Kıymeti” ile “Vergi Matrahı” kavramlarını hatalı olarak ele almaktır. Bu ayrımı yapabilmek için gümrük kıymeti kavramını iyi tanımlamak gerekir. Bu nedenle Gümrük Kanunun 23-31 ve Gümrük Yönetmeliğinin 43-57 maddelerinde yer alan hususlar iyice irdelenerek; özellikle gümrük kıymetine dahil edilmeyen unsurlara dikkat edilmelidir. Örneğin eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine varışından sonra yapılan nakliye, sigorta ya da depolama giderleri gümrük kıymetine dahil edilmez.  Çünkü mevzuatımızda yer alan gümrük kıymetine ilişkin hükümler, Dünya Ticaret Örgütü Kıymet Anlaşması olarak da adlandırılan, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmada belirtilen hükümler çerçevesinde düzenlenmiştir. Uluslararası ticaret ancak ülkelerin ortak ticaret normları benimsemesiyle etkin bir şekilde gerçekleşebilir. Ülkelerin, gümrük vergilerini tanımladıkları farklı kıymetler üzerinden ve birbirinden farklı şekilde uygulamalarının belirsizlik ve karmaşaya sebep olacağı açıktır. Bu doğrultuda;  ithal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli üzerinde ilgili anlaşmada sınırlı olarak sayılan düzeltmelerin yapılabildiği fiilen ödenen fiyattır. Yukarıda da belirttiğim üzere; eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine varışından sonra yapılan nakliye, sigorta ya da depolama giderleri yurt içi giderler olarak beyan edilir ve ithal esnasında ödenen ÖTV ile KDV Matrahına dahil edilir. Bunlar gibi gümrük kıymetine dahil edilmeyen yurt içi giderlerin eksik beyan edilmesinin neden olduğu vergi kaybının 234/1-b maddesi kapsamında ele alınması mümkün olmayıp Kanunun 234/1-a maddesinin uygulanması gerekecektir. 

Read More

Gümrük Kıymetinin Doğruluğunu Dış Ticaret Teorileri Kapsamında Ele Almak

”İthal eşyasının gümrük kıymeti” başlıklı yazımda, gümrük kıymetindeki esas kaynağın eşyanın satış bedeli olduğundan ve bu satış bedelinin doğru olmadığı düşünüldüğünde uygulanacak yöntemlerden bahsetmiştim. “Gümrük Kıymeti ve İkame Mallara İlişkin Bir Değerlendirme” başlıklı yazımda ise; mevzuatımızdaki aynı eşya ve benzer eşya kavramlarını ikame mallar kapsamında ele almıştım. Eğer satış bedelini gümrük kıymeti olarak kabul etmek mümkün değilse; aynı ülkede üretilen aynı ya da benzer eşyanın kıymetini gümrük kıymeti olarak belirliyorduk. Burada odaklanmamız gereken durum, esas alınacak aynı ya da benzer eşyanın da aynı ülkede üretilmesi gerekliliğidir. Şimdi tüm bu kıymet belirleme sürecini ters işletelim. Eğer makul düzeydeki kıymet için aynı ülkede üretilen eşyayı esas alıyorsak;  beyan edilen satış bedelini ilk kez değerlendirirken de o ülkede üretilen ilgili eşyanın maliyetini, üretim miktarını; dolayısıyla ülkenin o eşyada küresel ölçekte fiyat belirleyebilme kapasitesini göz önünde bulundurabiliriz. Eğer bu akıl yürütme neticesinde, eşyanın kıymetinden ciddi derecede şüphe duyulursa; bu kıymet düşüklüğüne ilişkin bir araştırma yapılması gerekecektir. Bir ülkenin hangi malları üretip ihraç edeceği, hangi malları ise ithal edeceği dış ticaret teorilerinin konusu olmuştur. Bu yazıda, bu teoriler ışığında bir eşyanın satış bedeli hakkında nasıl fikir yürütüleceğini ele alacağız. Dış Ticaret Teorilerinden bazılarını kısaca özetlemek gerekirse; Mutlak Üstünlükler Teorisi Adam Smith’e ait bu teoriye göre; mutlak üstünlük, bir ülkenin daha fazla veya daha iyi mal ve hizmet üretme yeteneğini ifade eder. Her ülke, elde ederken mutlak olarak üstün olduğu malı üretir, üstünlüğe sahip olmadığı malları ise ithal eder. Bu üstünlük ülkenin coğrafi özellikleri ve doğal kaynaklarından kaynaklanabilir. Örneğin üretim maliyetlerinden en önemlisi enerji maliyetidir. Enerji maliyetleri yüksekken, düşük maliyetli üretim yapmak mümkün değildir. Ya da günümüzde bir çok ürünün hammaddesi petrol ürünleri ve metallerdir. Bu kaynakların ülkede bulunmaması üretim maliyetlerini artıran bir unsurdur. İşte mutlak üstünlük teorisine göre; her ülke bu şekilde mutlak olarak üstün olduğu ürünleri üretmeli ve ihraç etmeli, üstünlüğü bulunmayan ürünleri ise ithal etmelidir. Gümrük kıymetine esas olan satış bedelini değerlendirirken ülkelerin mutlak üstünlüklerini ve dolayısıyla düşük maliyetli üretim yapabilme kapasitesini göz önünde bulundurmak gerekecektir. Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi Sınırlı kaynaklar altında, herhangi bir malın üretimini bir birim artırmak için başka bir maldan vazgeçilmesi fırsat maliyeti (alternatif maliyet) olarak adlandırılır. Yani her seçimin, vazgeçişten kaynaklanan bir fırsat maliyeti vardır. David Ricardo’ya ait karşılaştırmalı üstünlükler teorisine göre; ülkeler, fırsat maliyeti daha düşük olan mallarda uzmanlaşmalıdır. Bu açıdan mutlak üstünlük teorisinden farkı şudur: Mutlak üstünlük teorisi daha fazla üretme kapasitesiyle ilgiliyken; Karşılaştırmalı Üstünlük Teorisi daha düşük fırsat maliyetine sahip olmasıyla ilgilidir. Karşılaştırmalı üstünlük teorisine göre; bir ülkenin tüm ürünlerde mutlak üstünlüğe sahip olması durumunda bile ticaret devam eder. Somut bir örnekle konuyu ele alalım: Ali evin en becerikli kişisi olarak evin çimlerini 2 saatte biçebiliyor. Mehmet ise aynı çimleri 4 saatte biçiyor. Yani Ali çim biçme konusunda mutlak bir üstünlüğe sahip.  Ancak Ali, bu 2 saatte çim biçmek yerine yapacağı işten (fırsat maliyeti) 1000 TL kazanabiliyorken, Mehmet 4 saat çim biçmek yerine yapacağı işten 300 TL kazanabiliyor. Dolayısıyla B kişisinin fırsat maliyeti daha düşük durumda. Bu nedenle A kişisi çim biçmede mutlak üstünlüğe sahip olmasına karşın; çimi Mehmet’e biçtirmelidir. Bu iş için Mehmet’e 350 TL verirse de her iki tarafın da kazançlı olduğu bir yapı oluşur. Hecksher-Ohlin Teorisi Bu teori, Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi üzerine kurulmuştur. David Ricardo, üretim faktörü olarak yalnızca emeği dikkate alır. Hecksher-Ohlin Teorisinde ise iki üretim faktörü vardır. Bunlar Emek ve Sermayedir. Bir ülke hangi üretim faktörüne bol miktarda sahipse, o faktörü yoğun olarak kullanan mallarda karşılaştırmalı üstünlük sağlayacaktır. Elbette bu durum, ülkeler özelinde ayrı ayrı ele alınmalıdır. Örneğin, tarımın normalde emek yoğun bir alan olduğu değerlendirilebilir. Ancak emek yoğunluğu ve tarımsal alanı düşük olan Hollanda tarımda önemli sayılabilecek bir ülke haline gelmiştir. Bunun nedeni ise; Hollanda’nın teknoloji ve sermayeye yatırım yaparak seracılıkta önemli ülkelerden biri konumuna gelmesi; dolayısıyla tarımı sermaye yoğun bir alan haline getirmesidir. Bu bakımdan; gümrük kıymetine esas satış bedelini değerlendirirken sektör bazlı bir akıl yürütme gerekebilir. Ölçek Ekonomileri Paul Krugman, ölçek ekonomilerini dış ticaretle ilişkilendiren Yeni Ticaret Teorisi’nin kurucusudur. Ölçek avantajları, kümelenme ve ticaret desenleri üzerine yaptığı analizlerle 2008 yılında Nobel Ekonomi Ödülü kazanmıştır. Ölçek ekonomileri, şirketlerin üretimlerini verimli hale getirdikleri zaman elde ettikleri maliyet tasarruflarıyla ilgilidir. Örneğin İşgücünün uzmanlaşması ve teknolojik üretim yöntemleri maliyetleri düşürmektedir. Ölçek ekonomisine ulaşıldığında, malları büyük miktarda üretmek maliyet avantajları getirmektedir. Bu doğrultuda; gümrük kıymeti değerlendirilirken büyük üreticilerin düşük maliyetle üretim yapabilme kapasiteleri olduğuna dikkat edilmelidir. Ölçek ekonomisi iki farklı şekilde gerçekleşir: İÇSEL ÖLÇEK EKONOMİLERİ Şirketin işleyiş veya mal üretim biçimindeki değişiklikler nedeniyle şirket içinde ortaya çıkmaktadır. Bunlara örnek vermek gerekirse; Teknolojik yatırım: A firması, büyük üretim hacimleri sayesinde tam otomasyonlu üretim hattı kurar. Bu yatırım küçük firmalar için mümkün değildir. Sonuç olarak daha az işçilik, daha düşük birim maliyet elde edilir. Uzmanlaşma: A firması, üretim hattında her işçinin belli bir parçadan sorumlu olduğu bir sistem kurar. İşçilerin uzmanlaşması nedeniyle; işçilik süresi ve hata oranı azalır. İndirimli Girdi Alımı (Toplu alım gücü) : A firması, çok yüksek miktarda ürün aldığı için üreticiden daha ucuz fiyatla mal temin eder. Bu şekilde maliyetlerini azaltabilir. Araştırma-Geliştirme (AR-GE): A firması, yüksek cirosu, sayesinde AR-GE’ye büyük tutarlarda yatırım yapabilir ve yeni ürün geliştirerek piyasada söz hakkına sahip olabilir. Finansal Avantajlar: Büyük firmalar düşük faizli kredi bulabilirken, küçük firmalar yüksek faizle borçlanır. Dolayısıyla firmalar ölçek ekonomisine ulaştıkça, nakit ihtiyacını daha kolay sağlar. DIŞSAL ÖLÇEK EKONOMİLERİ: Tek bir şirketten ziyade tüm sektörü etkileyen faktörlere dayanmaktadır. Sektörel Kümeleşme: Bir sektör belli bir bölgede kümelenirse, bu sektöre ait tedarikçiler ve nakliyeciler de yine bu bölgede yer alır. Bu şekilde tedarik süreleri ve maliyetler düşer. Bu aynı zamanda yan sanayilerin de gelişmesine yardımcı olur. Örneğin otomotiv sektörünün büyümesi ile çevrede yedek parça firmalarının gelişmesine yol açar. Altyapı yatırımları: Devlet organize sanayi bölgelerinde enerji, su, doğalgaz gibi altyapı sağlar. Böylece firmaların tek tek altyapıya yatırım yapmasına gerek kalmaz. Bilgi Paylaşımı: Bir sektör belli bir alanda yoğunlaşırsa, yenilikler daha hızla yayılır ve firmalar yeniliklere daha hızlı adapte olur. Şimdi bu dış ticaret teorilerini gümrük kıymetini değerlenlendirirken kullanalım ve satış bedelinin doğruluğunu, eşyanın üretildiği ülkenin uluslararası ticaretteki yerini dikkate alarak, örneklerle inceleyelim. Çin Halk Cumhuriyeti –  Elektronik Aletler Çin Halk Cumhuriyeti, elektronik ürünlerin üretimi ve ihracatında çok büyük paya sahiptir. 2024 itibarıyla Çin’in elektronik ihracatı:

Read More

Gümrük Kıymeti ve İkame Mallara İlişkin Bir Değerlendirme

İthal eşyasının gümrük kıymeti başlıklı yazımda, gümrük kıymetindeki esas kaynağın eşyanın satış bedeli olduğunu, yapılan araştırmalar neticesinde beyan edilen satış bedelinin gerçeği yansıtmadığı anlaşıldığında ise 1994 tarihli Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşma kapsamında uygulanması gereken yöntemlerden bahsetmiştim. Bu yöntemlerin neden tercih edildiğine dair bir değerlendirme yapmak, konunun netleşmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda; “ikame mal” kavramını ele alacağım. Tüketicilerin aynı ihtiyacı karşılamak için birbirinin yerine kullanabileceği mallara ikame mallar denir. Bu mallar, fiyat değişikliklerine karşı birbirinin talebini etkiler çünkü bir malın fiyatı arttığında, tüketiciler benzer fayda sağlayan daha ucuz alternatiflere yönelir. İkame mallar, tam ve kısmi olmak üzere ikiye ayrılır. Tam İkame Mallar Tam ikame mallar, tüketici için tamamen aynı işlevi görür. Belirleyici tek faktör fiyattır. Bir malın fiyatı biraz arttığında, tüketici hiç tereddüt etmeden fiyatı uygun olan ikame malı tercih eder. Bu varsayım teorik olarak mümkün olsa da, pratikte nadiren karşılaşılan bir durumu ele alır. Çünkü üretici firmalar, ürün farklılaştırması yaparak kar maksimizasyonu sağlar. Yani firmalar bilinçli olarak ürünlerini tam ikame olmaktan çıkarır. Bununla birlikte;  firmalara dair gizli üretim teknolojileri ve fikri mülkiyet hakları tamamen aynı ürünü üretmeyi engeller. Ayrıca ürünler her yönüyle aynı şekilde üretilse dahi, marka tanınırlığı gibi etkenler nedeniyle iki ürünün tam ikame olması çok zordur. Kısmi İkame Mallar Kısmi ikame mallar, tüketici için aynı işlevi görse de kalite, prestij ve tüketici alışkanlıkları gibi nedenlerle farklılıklar barındırır. Dolayısıyla fiyat dışında başka unsurlar da tüketici tercihini etkileyebilmektedir. Bir malın fiyatı belli bir düzeyde arttığında, tüketici daha uygun fiyatlı ikame malı tercih etmeyebilir. Örneğin iki farklı markaya ait cep telefonu ikame mallardır çünkü aynı işlevi görürler. Ancak A marka telefon kullanırken yeni model bir telefon almaya karar veren tüketici için; A marka telefonun fiyatı arttığında, tüketici alışkanlıkları ya da markanın prestiji nedeniyle; B marka telefon tercih edilmeyebilir. Aynı Eşya ve Benzer Eşya Kavramları Şimdi Gümrük Yönetmeliği 43. Maddesindeki aynı eşya ve benzer eşya tanımlarını ele alalım: Aynı eşya: Fiziksel özellik, kalite ve tanındığı özellikleri dahil olmak üzere her hususta aynı olan ve aynı ülkede üretilmiş eşyadır. Benzer eşya: Her hususta aynı olmamakla birlikte aynı işlevi görmelerini ve ticari olarak birbirlerini ikame edebilmelerini mümkün kılan, benzer özellik ve benzer unsurları bulunan ve aynı ülkede üretilmiş olan eşyayı (eşyanın kalitesi, tanındığı özellikleri, bir ticari markasının bulunması, eşyanın benzerliğinin belirlenmesinde göz önüne alınacak faktörler arasında yer alır), Her iki tanımın, tam ve kısmi ikame mallar kavramıyla ne kadar ilişkili olduğunu farkettik mi? Buradan hareketle şu tespiti yapmak önemlidir: Aynı ülkede üretilen ikame malların birim fiyatlarının birbirine yakın olması beklenir. Eğer mallar tam ikame niteliğindeyse, birim fiyatlarda meydana gelen küçük bir değişiklik bile talebi tamamen ortadan kaldıracak ve tüketiciler artık o malı tercih etmeyecektir. Bu nedenle birim fiyatın yükseltilmesi, firma açısından kabul edilebilir bir risk değildir. Öte yandan; aynı ülke içinde bile olsa, farklı firmaların her açıdan tamamen aynı ürünü üretmeleri oldukça düşük bir ihtimaldir. Bu nedenle, farklı firmalardan gelen malların tam ikame olması, yani tamamen aynı eşya olarak değerlendirilmesi pek olası değildir. Bu bağlamda, “aynı eşya” ifadesinden, aynı ülkede üretilmiş ve aynı üretici firmaya ait ürünler anlaşılmalıdır. Dolayısıyla, büyük arz-talep dalgalanmaları haricinde, bu tür ürünlerin yakın tarihlerde çok farklı birim fiyatlara sahip olması beklenmeyecektir. (Tabii ki, aynı göndericinin farklı alıcılar için fiyat farklılaştırma yapması normaldir; yine de aynı dönemde belirgin fiyat farkları şüpheli bir durum olarak değerlendirilmelidir) Benzer eşya için ise dikkate alınacak tanım kısmi ikame mallar olacaktır. Her ne kadar aynı işlevi görmeleri amacıyla imal edilmiş olsalar da; kalitesi, tanınırlığı, marka prestiji gibi özellikleri nedeniyle birim fiyatların farklı olması beklenebilir. Çünkü bir malın fiyatı arttığında talep yüksek oranda azalmayacaktır. Ancak birim fiyatın önemli ölçüde artması, tüketici açısından kalite, tanınırlık gibi özelliklerin dahi görmezden gelinmesine ve talebin yüksek oranda azalmasına neden olacaktır. Bu yüzden benzer eşyaların birim kıymetlerinin önemli ölçüde farklı olması beklenmez. Dolayısıyla kıymet araştırmaları neticesinde satış bedelinin doğruluğuna ilişkin şüphenin giderilememesi durumunda; öncelikle yakın tarihlerde birim fiyatın değişmesinin hiç beklenmediği “aynı eşyanın” (tam ikame mal) dikkate alınması; “Aynı eşyanın” bulunmaması durumunda ise yakın tarihlerde fiyatın önemli ölçüde değişmesinin beklenmediği “benzer eşyanın” (kısmi ikame mal) fiyatlarının dikkate alınması gerekecektir.

Read More

İthal Eşyasının Gümrük Kıymeti

İthal eşyasının gümrük kıymeti, ithal eşyası üzerinden advalorem sisteme göre gümrük vergisinin hesaplanmasına esas teşkil edecek eşya kıymetini ifade eder. Gümrük Kıymeti ile ilgili ana uluslararası metin, ülkemizin de taraf olduğu, 1994 tarihli Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmadır. (Dünya Ticaret Örgütü Kıymet Anlaşması) İlgili anlaşmada yer alan hükümler, mevzuatımızda Gümrük Kanunun 23-31 ile Gümrük Yönetmeliğinin 43-57. Maddelerinde yer almaktadır. Satış Bedeli DTÖ Kıymet Anlaşmasına göre; eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesi için esas kaynak ticari işlem kıymetidir. Mevzuatımızda bu husus Gümrük Kanunu’nun 24. Maddesinde ve Gümrük yönetmeliğinin 45. Maddesinde düzenlenmiştir. Gümrük Kanununun 24. Maddesi; İthal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğunu belirtir. Satış bedeli ise Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28 inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır. Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır. Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar. Beyanın Doğruluğu DTÖ Kıymet Anlaşmasının 17. maddesi, mezkur anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı veya bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağını hüküm altına almıştır. Gümrük Kanununun 65/1 maddesi uyarınca; yükümlüsünce beyan edilen satış bedelinin doğruluğundan şüphe duyulması halinde; gümrük idareleri, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere, beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilir ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebilmektedir. Gümrük Kanunun 25. Ve Gümrük Yönetmeliğinin 44. Maddelerine istinaden; beyan edilen gümrük kıymetinin gerçekliği veya doğruluğu konusunda şüpheye düşülmesi ve yapılan araştırmalar neticesinde şüpheye sebebiyet veren hususlarda gümrük idaresinin makul şüpheleri giderilmediği takdirde eşyanın gümrük kıymeti, gümrük yönetmeliğinin 45. Maddesinde belirtilen satış bedeli yöntemine göre tespit edilemeyecektir. Bu durumda; eşyanın gümrük kıymeti, Gümrük Yönetmeliğinin 46 ile 50. maddelerinde yer alan yöntemlerin sırasıyla uygulanması yoluyla tespit edilen kıymettir. Yani mümkün olduğunca esas alınacak gümrük kıymeti sırayla şu şekilde olacaktır: Satış bedeli Aynı eşyanın satış bedeli Benzer eşyanın satış bedeli İthal eşyasının gümrük kıymeti yukarıda belirtilenler üzerinden belirlenemiyorsa yükümlüsüne seçimlik bir hak tanınır. Buna göre; belirlenecek kıymet, ithal edilen eşyanın ithal edildiği şekilde Türkiye içinde en büyük miktardaki satışa ait birim kıymet olabilir. Ya da eşyanın üretiminde kullanılan giderler, kar payı ve belirli ilavelerin yapıldığı hesaplanmış bir kıymet üzerinden gümrük kıymeti belirlenebilir. Bu yazımda, satış bedeli yönteminin uygulanmaması halinde sırayla uygulanması öngörülen ilk 2 yöntemden bahsedeceğim. 1) Aynı eşyanın satış bedeli yöntemi 2) Benzer eşyanın satış bedeli yöntemi Bu yöntemleri incelerken bilinmesi gereken en önemli kavramlar şunlardır: Aynı eşya: Fiziksel özellik, kalite ve tanındığı özellikleri dahil olmak üzere her hususta aynı olan ve aynı ülkede üretilmiş eşyayı (görünüşteki küçük farklılıklar diğer hususlarda tanıma uyan eşyanın aynı eşya sayılmasını önlemez) Benzer eşya: Her hususta aynı olmamakla birlikte aynı işlevi görmelerini ve ticari olarak birbirlerini ikame edebilmelerini mümkün kılan, benzer özellik ve benzer unsurları bulunan ve aynı ülkede üretilmiş olan eşyadır. (eşyanın kalitesi, tanındığı özellikleri, bir ticari markasının bulunması, eşyanın benzerliğinin belirlenmesinde göz önüne alınacak faktörler arasında yer alır) Aynı veya yakın bir tarih: İthal edilen eşya ya da aynı veya benzer eşyaya ait birim fiyatın belirlenmesine imkan verecek ileri ve geriye doğru tespiti mümkün olan ilk tarihtir. AYNI EŞYANIN SATIŞ BEDELİ YÖNTEMİ Aynı eşyanın satış bedeli yöntemi, satış bedeli yöntemiyle kıymetin belirlenemediği durumlarda uygulanır. Yani kıymetin doğruluğuna ilişkin yapılan araştırmalar neticesinde şüphe giderilemediği için satış bedeli yöntemi terkedilmiş ve aynı eşyanın satış bedeli yöntemine geçilmiştir. Bu yönteme göre gümrük kıymeti belirlenirken, kıymeti belirlenecek eşya ile aynı ticari düzey ve yaklaşık aynı miktarda, aynı veya yakın bir tarihte Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan aynı eşyanın satış bedeli kullanılır. Böyle bir satışın bulunmaması durumunda, farklı ticari düzey ve/veya farklı miktarlardaki aynı eşyanın satış bedeli, bu ticari düzey ve/veya miktar farkları göz önüne alınarak yapılacak düzeltmeden sonra kullanılır. İthal eşyası ile söz konusu aynı eşya arasında, ithal eşyasının nakliye ve sigorta giderlerinin satış bedeline dahil edildiği durumlarda, mesafe ve nakliyatın türünden doğan ciddi farklılıklar göz önüne alınarak satış bedelinde düzeltme yapılır. Bu yöntemin uygulanması sırasında aynı eşyaya ilişkin birden fazla satış bedeli tespit edilirse, ithal eşyasının gümrük kıymetini belirlemek üzere bunlardan en düşük olanı kullanılır. BENZER EŞYANIN SATIŞ BEDELİ YÖNTEMİ Benzer eşyanın satış bedeli yöntemi, satış bedeli yöntemiyle kıymetin belirlenemediği durumlarda uygulanır. Yani aynı eşyanın satış bedeli yönteminin uygulanabileceği bir satış bulunamamıştır. Bu nedenle benzer eşyanın satış bedeli yöntemine geçilerek kıymeti belirlenecek eşya ile aynı ticari düzey ve yaklaşık aynı miktarda, aynı veya yakın bir yarihte Türkiye’ye ihraç amacıyla satılan benzer eşyanın satış bedeli kullanılır.  Bu yöntem uygulanırken de aynı eşyanın satış bedeli yönteminde belirttiğim diğer hususlar dikkate alınır. Konuya ilişkin aşağıda yer alan yazılarımda, beyan edilen kıymete ilişkin hangi durumlarda şüphe duyulabileceğinden bahsedeceğim.

Read More

4053 Gümrük Rejimi

4053 Gümrük Rejimine başlamadan aşağıda yer alan yazıları okumak yararlı olacaktır. – Gümrük Rejim Kodları – Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi 4053 rejim kodu, Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişinde kullanılır. Öncelikle geçici ithalattan ne anlamamız gerektiğinden bahsedelim. Geçici İthalat Geçici ithalat rejimi, Gümrük Kanunun 128-134 maddelerinde düzenlenmiştir. Geçici ithalat; -Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın, -ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak, -ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, -Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması, -bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında, herhangi bir değişikliğe uğramaksızın yeniden ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir. Geçici ithalat Rejimi uygulanacak eşya, daha önce başka bir rejime tabi tutulmamışsa 5300 rejim kodu, antrepo rejiminden sonra geçici ithalat rejimine tabi tutulduysa 5371 rejim koduyla işlem görür. Geçici olarak ithal edilen bu eşyanın, serbest dolaşıma girmesi amaçlandığında (kati ithalata dönüştürüldüğünde) ise bu işlem yazımızın konusu 4053 gümrük rejimi ile gerçekleşir. Geçici İthalatın Kati İthalata Dönüştürülmesi Yukarıda geçici ithalat eşyasının, ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olabileceğini söyledik. Bu doğrultuda, geçici ithalatın 4053 gümrük rejimiyle kati ithalata dönüştürülmesini de iki ayrı başlık altında ele almak gerekir. Kısmi Muafiyetle Geçici İthalatta Gümrük Yükümlülüğün Doğması Gümrük Kanunun 133. Maddesine göre; Kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyadan her ay için alınacak ithalat vergileri, söz konusu eşyanın serbest dolaşıma girmiş olması halinde alınacak vergiler tutarının %3’ü olarak tespit edilir. Geçici ithalat İzin süresi kapsamında her ay itibarıyla alınacak tutarın dışında kalan kısım için ise teminat alınır. Örneğin kısmi muafiyetle geçici ithalat izni 6 ay olarak belirlenen eşyaya ilişkin alınacak ithalat vergisi, eşyanın normalde alınacak vergilerinin %18’idir. Bu nedenle Gümrük Kanunun 181. Maddesinde; eşyanın kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalnde gümrük yükümlülüğünün, beyanname tescil tarihinde başlayacağı belirtilir. Çünkü rejimin doğası gereği, tescil tarihinde bir vergi ödeme zorunluluğu vardır. Söz konusu vergiler eşyanın bu rejimden yararlandığı her ay için alınır ve bir aydan daha az süreler tam ay olarak değerlendirilir. Alınacak ithalat vergileri tutarı, uygulanacak faizler hariç olmak üzere, söz konusu eşyanın geçici ithalat rejimine tabi tutulduğu tarihte serbest dolaşıma girmesi halinde alınacak vergileri aşamaz. Dolayısıyla; kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat hükümleri dışında herhangi bir nedenle ithal eşyası için gümrük yükümlülüğü doğması halinde; alınacak vergi hesaplanırken daha önce alınan (ay başına %3) toplam vergi miktarı düşülür. Yukarıdaki hususlardan da anlaşılacağı üzere; kısmi muafiyetle geçici ithalatta ilk beyanname (5300) tescil tarihindeki vergilendirme unsurları üzerinden işlemler gerçekleştirilir. Süre uzatıldığında alınacak ay başına %3 vergiler bu vergilendirme unsurları üzerinden hesaplanır aynı şekilde. Bu doğrultuda; eşyanın 4053 rejimi ile serbest dolaşıma girmesi halinde de, o tarihe kadar tahsil edilen toplam vergiler düşülerek, ilk beyanname tescil tarihindeki vergilendirme unsurları üzerinden işlemler tesis edilir. Ancak bu kez, her serbest dolaşıma giren eşyada olduğu gibi ticaret politikası önlemleri ve eşyanın ithali için öngörülen ürün güvenliği denetimi gibi diğer işlemler gerçekleştirilir. Eşyanın serbest dolaşıma girişi esnasında, nakit alınan tutarlar dışında (nakit teminat dahil) Gümrük Kanunu 207. Maddesine istinaden gecikme zammı da hesaplanır. Tam Muafiyetle Geçici İthalatta Gümrük Yükümlülüğün Doğması 2009/15481 sayılı “Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkındaki Kararın 41. Maddesinde, tam muafiyet kapsamında geçici ithalatı yapılacak eşyadan ithalat vergilerini karşılayacak tutarda teminat alınacağı belirtilir. (Kısmi muafiyette nakit dışında kalan tutardan teminat alınıyordu) Gümrük işlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinin 27. Maddesi kapsamında Yetkilendirilmiş yükümlü sertifika (YYS) sahipleri ve Onaylanmış Kişi Statüsüne İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin (Sıra No: 1) 26. Maddesi kapsamında OKSB  sahiplerinden bu vergilerin yüzde 10’u oranında teminat alınır. Kısmi muafiyetten farklı olarak; Tam muafiyet ile geçici ithalatı yapılan eşya serbest dolaşıma girerken 4053 rejim kodlu beyannamenin (ikinci beyannamenin) vergilendirme unsurları üzerinden işlemler tesis edilir. Bununla birlikte; tıpkı kısmi muafiyetle geçici ithalatta olduğu gibi ilk beyanname tescil tarihinden itibaren gecikme zammı hesaplanır.

Read More

4051 Gümrük Rejimi

4051 Gümrük Rejimine başlamadan aşağıda yer alan yazıları okumak yararlı olacaktır. –Gümrük Rejim Kodları -Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi 4051 rejim kodu, Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan eşyanın serbest dolaşıma girişinde kullanılır. Dahilde İşleme Rejimine ilişkin ana düzenleme 2006/12 sayılı tebliğ olup bu rejim, şartlı muafiyet sistemi ve geri ödeme sisteminden oluşmaktadır. Şartlı Muafiyet Sistemi Kapsamındaki Dahilde İşleme Rejimi Nedir? Şartlı muafiyet sistemi, eşyanın ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, vergisi teminata bağlanmak suretiyle ithal edilmesi ve ihracat taahhüdünün gerçekleşmesini müteakip alınan teminatın iade edilmesidir. Geri ödeme sisteminde ise eşyanın ihracı halinde, ithalat esnasında alınan vergi geri ödenmektedir. Bu kapsamda ithal edilen eşya için gümrük idaresince, ticaret politikası önlemleri uygulanır ve eşyanın ithali için öngörülen dış ticarette teknik düzenlemeler ve standardizasyon mevzuatı dahil diğer işlemlerin tamamlanması şartı aranır. Dolayısıyla; iki dahilde işleme sisteminde süreç farklı ilerler. Şartlı muafiyet sisteminde; eşyanın ileride ihraç edileceği öngörülerek ve bu şart koşularak ithalat esnasında muafiyet tanınır. Geri ödeme sisteminde ise; eşya ihraç edildikten sonra ithalat vergileri geri ödenir. 4051 gümrük rejimi, şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan, yani ithali esnasında ihraç edileceği öngörülerek muafiyetler sağlanan eşyanın serbest dolaşıma girişidir. 2006/12 sayılı Dahilde İşleme rejimi Tebliğinin 38. Maddesinin Yedinci fıkrası, 4051 rejimine ilişkin hususlar içermektedir. İlgili maddeye göre; Şartlı muafiyet sistemi çerçevesinde ithal edilen eşya, asıl işlem görmüş ürün ve/veya ithal edildiği şekliyle ve belge/izin süresi içerisinde, -ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, -eşyanın gümrük idaresince yerinde tespiti (YYS ve belirli şartları sağlayan OKSB sahibi firmaları hariç olmak üzere), -eşyanın ithali için öngörülen dış ticarette teknik düzenlemeler ve standardizasyon mevzuatı dahil diğer işlemlerin tamamlanması -kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili kaydıyla 4458 sayılı Gümrük Kanununun 114 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 207 nci maddesi hükmüne göre serbest dolaşıma girebilir. Bu durumda serbest dolaşıma giren eşyaya tekabül eden ihracatın gerçekleşmesi şartı aranmaz. Gümrük Yükümlülüğü Doğması Gümrük yükümlülüğü; eşyanın uygulandığı rejimin doğası gereği ödenmesi öngörülmeyen verginin, ödenmesinin zorunlu hale gelmesidir. 4051 rejiminde de; şartlı muafiyet ile dahilde işleme kapsamındaki eşya için gümrük yükümlülüğü doğmuş sayılır. Söz konusu durum Gümrük Kanununun 114. Maddesinde alınmıştır. 1. Dahilde işleme rejimi kapsamında bir gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, 115 inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gümrük vergileri, ithal eşyasının dahilde işleme rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları göz önünde bulundurularak hesaplanır. 2. İthal eşyası, dahilde işleme rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihinde, tarife kotaları ve tarife tavanları çerçevesinde tercihli tarife uygulamasından yararlanabilir durumda ise söz konusu eşyanın bu tercihli tarifeden yararlanabilmesi, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil edildiği tarihte de mevcut tercihli tarifenin yürürlükte olmasına bağlıdır. Gümrük Kanunu – Madde 114 Gecikme Zammı 4051 rejiminde dikkat edilmesi gereken ilk husus; gecikme zammıdır. Gümrük Kanununun 207. Maddesinde; “Bir şartlı muafiyet düzenlemesine tabi tutulan eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğü doğması halinde, şartlı muafiyete ilişkin beyannamenin tescili tarihinden başlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 incimaddesine göre tespit edilen gecikme zammı tahsil edilir.” “Bir şartlı muafiyet düzenlemesi kapsamında eşya için indirimli teminattan faydalanılması durumunda birinci fıkrada belirtilen gecikme zammı, teminatın nakit verilen kısmı dışında kalan kısım ile teminat verilmeyen kısmın tümü için uygulanır.” hususları yer almaktadır. Vergi muafiyeti tanınan dahilde işleme rejimi kapsamındaki eşyanın, kati ithalatı yapılmak isteniyor. Yani gümrük  rejimi nedeniyle normal şartlarda tahakkuk ettirilmeyen vergiye ilişkin ödeme zorunluluğu ortaya çıkıyor ve gümrük yükümlülüğü doğuyor. Bu örnek üzerinden;  Gümrük Kanunun 114. ve 207 Maddelerini birlikte değerlendirelim: “İşlem gördükten sonra ihraç edilmek üzere dahilde işleme rejimiyle gümrük bölgesine getirilen eşya, çeşitli nedenlerle ihraç edilmeyerek serbest dolaşıma sokulmak istendi. Yani vergi muafiyetini sağlayan ihracat taahhüdü yerine getirilemedi. Bu süreci eşya sanki dahilde işleme rejimi beyannamesinin (51-) tescil tarihinde serbest dolaşıma giriyormuş gibi vergilendirerek, o tarihte sanki hiç muafiyet tanınmamış duruma getiriyoruz. Bu durumda zamanında tahsil edilmemiş bir kamu alacağı ortaya çıkıyor. Eğer o tarihte, teminat nakit olarak alınmışsa, bir gecikmiş ödemeden bahsedemeyeceğimiz için yalnızca nakit teminat dışında tahsil edilmemiş vergiler üzerinden gecikme zammı hesaplıyoruz. (Nakit teminat kapsamındaki tutar için faiz uygulanmayacağı hususu Gümrük Yönetmeliği 323. Maddesinde de geçer) KDV Matrahı 3065 sayılı KDV Kanununun 21 inci maddesinde,  İthalatta KDV matrahına ilişkin hususlar yer almaktadır. Buna göre; İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri, İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar, Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler.” İthalatta Kdv matrahına dahil edilmektedir. Bu durumda, ithalatta KDV matrahına dahil olup zamanında tahsil edilmeyen vergiler üzerinden hesaplanan ilave tutarlar da ithalatta KDV matrahını etkilemekte olup geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma girişi neticesinde 4458 sayılı Kanunun 207 nci maddesi kapsamında tahsil edilen tutarın ithalat işlemi nedeniyle ortaya çıkan bir yükümlülük olarak 3065 sayılı Kanunun 21/c maddesi kapsamında ithalatta KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir. Damga Vergisi Damga vergisi, hukuki ve resmi işlemleri belgeleyen ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda belirtilen kağıtlardan alınan biri vergidir. Damga Vergisi kanunu ile “İhracat ve Diğer Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulama Genel Tebliğine” göre; İhracat ve ihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla, bazı işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar (gümrük idarelerine verilen beyannameler dahil) damga vergisinden istisna tutulmuştur. Bu kapsamda; Dahilde işleme İzin Belgesi/İzni kapsamında iznin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalatlardan damga vergisi tahsil edilmez. (Elbette aynı beyannamede 4000 gibi dalga vergisine tabi olan farklı rejimde kalemler bulunuyorsa; o beyanname için damga vergisi tahsili gerekmektedir) Buradaki kritik nokta: tıpkı ihracat beyannamelerinde olduğu gibi dahilde işleme rejimi kapsamında tescil edilen gümrük beyannamesinin de (5100) döviz kazandırıcı bir işlem olması nedeniyle damga vergisinden istisna tutulduğudur. Uygulamada bir ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın “tamamının” geri gelmesi durumunda, ihracat beyannamesi için alınmayan damga vergisinin tahsili gerekmektedir. Aynı mantıkla; bir dahilde işleme rejimiyle gerçekleşen ithalat kapsamındaki eşyanın(5100,5171) tamamının 4051 rejimiyle serbest dolaşıma sokulması durumunda; o beyanname kapsamında hiçbir döviz kazandırıcı işlemden artık bahsedilemeyecektir. Bu nedenle; 4051 rejimli beyanname için ayrı, daha önce damga vergisi tahakkuk ettirilmeyen 5100 rejimli beyanname için  için ayrı damga vergisi tahsil edilecektir. Bununla birlikte; Gümrükler Genel Müdürlüğünün 23.08.2022 tarih ve 77460536 sayılı

Read More

4071 Gümrük Rejimi

4071 Gümrük Rejimine başlamadan aşağıda yer alan yazıları okumak yararlı olacaktır. –Gümrük Rejim Kodları -Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi 4071 Gümrük Rejim Kodu, Gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerler dahil olmak üzere gümrük antrepo rejimine tabi tutulan serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişinde kullanılır. Antrepo Kelime Kökeni IAntrepo kelimesi, tıpkı supalan gibi (sous+palan – vinç altında) Fransızca kökenlidir. Poser (koymak) fiilinden +entre (arası/içi) ön ekiyle “entrepôt” olarak türetilmiştir. İçeri koymak, depolamak anlamına gelir. Antik çağlardaki tarife cetveli ve gümrük işlemlerini konu ettiğim yazıda, devletlerin gümrük işlemlerine asırlardır önem verdiğine yönelik örnekler vermiştim. “Eşyanın bekletildiği ve muhafaza edildiği depolama yeri” anlamına gelen antrepoların geçmişi de aynı nedenle asırlar öncesine dayanır. Devletler limanlarının önemini artırmak ve yüksek ticaret kapasitesine erişmek amacıyla, limanlarının çevresinde büyük depolama alanları bulundururdu. Çünkü gümrük işlemlerin tamamlanması beklenirken eşyanın depolanacağı bir yer gerekiyordu. Ticaret gemilerinin eşyanın gümrük işlemleri bitene kadar bekletilmesi, limanların tam kapasiteyle çalışmasını imkansız kılardı. Yani antrepo ihtiyacı böyle doğdu: eşyanın tespit edildiği ve gümrük vergilerinin belirlendiği esnada, eşyanın bekletildiği yerler… Entrepotdok, Amsterdam’ın en büyük Antrepo komplekisidir. Entrepot(Antrepo) -dok (iskele) sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Toplam 84 büyük depo binasından oluşur. 1700’lü yıllarda, transit ticaretin gelişmesi için kurulmuştur. Özellikle 19. yüzyılda uluslararası ticaretin lojistik merkezlerinden biri haline gelmiştir. Yakın dönemde gerçekleştirilen sosyal konut projesi kapsamında, günümüzde yerleşim yeri olarak kullanılmaktadır. Entrepotdok’ta mallar, ithalat vergilerini ödemek zorunda olmadan geçici olarak depolanırdı. Bu antrepolarla birlikte; Amsterdam transit ticaretin merkezi haline gelmiştir. Mallar Entrepotdok’a gelip başka ülkelere gönderilmeden önce burada bekletilirdi. Dolayısıyla; kati(kesin) ithalatına karar verilene kadar, mallar geçici bir statüde buralarda kalır ve Avrupa genelinde yürürlükteki gümrük politikalarına karşı bir esneklik sağlanırdı. 1914’te depolardan birinin çatı katı 4071 Gümrük Rejimi 4071 gümrük rejimi, eşyanın antrepo rejimine(71) tabi tutulduktan sonra serbest dolaşıma girişinine ilişkindir. Antrepo kelimesinin eşyanın muhafaza edildiği yer anlamına geldiğini söylemiştik. Gümrük işlemleri açısından değerlendirdiğimizde; Serbest dolaşıma girmesi amaçlanan eşya; ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmadan, gümrük gözetiminde muhafaza edilmesi amacıyla, antrepo beyannamesinin tescilini müteakip antrepoya alınır. Antrepo beyannamesinin, taşıtın antrepoya gelişini takip eden iki iş günü içerisinde tescil edilmesi gerekir. Sonrasında eşyanın antrepoda kalacağı süre Gümrük Yönetmeliğinin 346. Maddesine istinaden sınırsızdır. Ancak gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulması yönünde beyanname tescil ettirilmesi halinde (Örneğin 4071 ile Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesinin tescil ettirilmesi) otuz gün içinde yeni tescil edilen beyannameye ilişkin gümrük işlemlerinin bitirilmesi gerekir. Gümrük işlemlerinin bitirilmesi, eşyaya ait vergilerin ödenmesi, kaldırılması, teminata bağlanması, beyannamenin iptal edilmesi, eşyanın gümrüğe terk edilmesi, imhası veya müsadere edilmesi ile olur. Dolayısıyla, 4071 rejim kodlu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescilinin ardından, otuz gün içinde yukarıda belirtilen hususlardan birinin gerçekleşerek gümrük işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir. Kaynakça Entrepotdok, Wikipedia, https://nl.wikipedia.org/wiki/Entrepotdok Entrepotdok, https://mforamsterdam.com/entrepotdok/

Read More

4000 Gümrük Rejimi

4000 Gümrük Rejimine başlamadan aşağıda yer alan yazıları okumak yararlı olacaktır. –Gümrük Rejim Kodları –Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi 4000 Gümrük Rejim kodu, daha önce bir rejime tabi tutulmamış eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişinde kullanılır. Eşyanın kesin ithalatı ile birlikte serbest dolaşıma girdiği ve nihai olarak alıcısının kullanımına sunulduğu gümrük rejimidir. Bu yazıda, bu rejimin uygulanması esnasında kullanılan basitleştirilmiş bir usulden bahsedeceğim. Tam beyanlı yaygın basitleştirilmiş usul Kara suları veya hava sahasından durmaksızın geçen eşya hariç olmak üzere, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşya gümrüğe sunulmak zorundadır. Dolayısıyla; eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getiren veya eşyanın gümrük bölgesine taşıma sorumluluğunu üstlenen taşıyıcı tarafından giriş gümrük idaresine özet beyan verilir. Henüz serbest dolaşımda olmayan bu eşya; gümrüğe sunulmasından sonra, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsündedir ve sadece gümrük idarelerinin uygun gördüğü yerlerde ve bu idarelerin belirlediği koşullarda depolanabilir. Bu eşyaya ilişkin rejim beyanı ise Gümrük Yönetmeliğinin 74. Maddesinde de belirtildiği üzere; gümrük gözetimi altında boşaltılmasını müteakip gerçekleştirilir. Verilen özet beyan ile boşaltma listesi karşılaştırılır, karşılaştırma sonucunda bir eksiklik/ fazlalık tespit edilirse takibata gidilir. Sonuç olarak; eşyanın rejim beyanı verilmeden önce gümrük gözetimi altında taşıttan boşaltılması esastır. Ancak gümrük işlemlerinin hızlandırılması ve yapılan gümrük işlemlerinin çeşitli şekillerde mağduriyetlere yol açmamasını teminen gümrük mevzuatımız basitleştirilmiş bir usul belirlemiştir. Bu usul neticesinde; eşya miktarı gümrük idaresince tespit edilmeden önce, rejim beyanı özet beyanda kayıtlı miktarlara göre yapılır. Eşyanın “tam beyanlı yaygın basitleştirilmiş usul” kapsamında işleme tabi tutulması 4000 Gümrük Rejimi ve 3 nolu Basitleştirilmiş Usul (BS-3) beyanı ile gerçekleşir. Tam beyanlı yaygın basitleştirilmiş usul, 16 Seri nolu gümrük genel tebliğinde (gümrük işlemleri) ele alınmıştır. Bu usul, özellikleri nedeniyle geçici depolama yerleri veya gümrük antrepolarına alınmayan eşyanın, muayene işlemlerinin taşıt üstünde yapılarak sahiplerine teslimi ve bu teslimden sonra gümrük işlemlerinin tamamlanmasıdır. Neden Supalan diyoruz? Mülga 1615 sayılı Gümrük Kanununda gerçekleştirilen bu işleme “supalan” denilmekteydi ancak supalan teriminin mevzuatımızda bir kullanımı artık bulunmaktadır.Supalan, Fransızca Sous (altında) + palan (vinç) yapısından türemiştir. Vinç altında yani gemiden vinç ile alınan eşyanın doğrudan teslimini ifade eden bir lojistik terimidir. Hangi eşya Tam beyanlı yaygın basitleştirilmiş usulden yararlanabilir? 16 Seri nolu gümrük genel tebliğinin 3. Maddesinde aşağıda belirtilen eşyanın gümrük müdürlüğünün izin vermesi halinde bu usulden yararlanabileceği belirtilmektedir. – Dökme eşya, – Getirildiği bölgede bulunan geçici depolama yeri ya da antrepoya konulamayacak ağırlıkta ve hacimdeki dökme olmayan eşya, – Buralara konulması halinde boşaltılması ve teslimi sırasında gümrük idaresi, işletici ve yükümlü açısından külfet doğurabilecek ağırlıkta ve hacimde eşya – Teslimi sırasında kırılabilir, telef ve zayi olabilir nitelikte dökme olmayan eşya – Boşaltılması ve taşınması özel düzenekli araç ve taşıt gerektiren eşya – Getirildiği bölgede konulmasına ve korunmasına yönelik özel düzenek ve yapı bulunmayan petrol ürünleri -Yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı, yanmayı artırıcı, tehlikeli ve zararlı kimyasal maddeler – Gıda maddeleri Onaylanmış Kişi Statü Belgesi ya da Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası sahibi olanlar tarafından eşyaları için yaygın basitleştirilmiş usul talep edilmesi halinde ise, bu talep eşyanın yukarıda belirtilen özellikleri taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın Gümrük Müdürlüklerince kabul edilmektedir.

Read More

Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi

Bir eşyanın ithalatı ile serbest dolaşıma girişi birbirinden farklı kavramlardır. İthalat, yurt dışından satın alınarak gümrük bölgesine getirilen eşyanın gümrük idareleri tarafından ilgilisine(alıcısına) teslimini, dolayısıyla eşyanın gümrük bölgesinde kullanımını içerir. Bu kullanım esnasında eşyanın gümrük statüsü yani serbest dolaşımda olup olmadığı; eşyanın eşyaya uygulanan gümrük rejimi ile ilgilidir.  Dolayısıyla; ithalat, eşyanın gümrük statüsü ve gümrük bölgesi içinde kullanımı açısından geçici ya da kesin (kati) şekilde adlandırılır. Eşyanın gümrük bölgesinde, geçici olarak alıcısının kullanımına sunulması; farklı gümrük rejimleriyle gerçekleşebilir. Örneğin Gümrük Kanununa göre; Geçici ithalat rejimi: Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında, herhangi bir değişikliğe uğramaksızın yeniden ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir. Gümrük Kanununun 128. Maddesi Benzer şekilde; Dahilde İşleme Rejimi aşağıdaki şekilde açıklanmıştır: Serbest dolaşımda olmayan eşya, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebilir. Gümrük Kanununun 108. Maddesi Bu noktada bir kavrama daha dikkat edilmelidir: Gümrük Yükümlülüğü, yükümlünün gümrük vergilerini ödeme zorunluluğudur. Yukarıda belirtilen ve geçici olarak ithal edilen eşya için alıcısına tesliminde bir gümrük yükümlülüğü başlamamıştır. (kısmi muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyaya verilen süre kapsamında; her ay için toplam ithalat vergilerinin %3’ü alınır. Bu nedenle kısmı muafiyet için de vergilerin ödenmesi zorunlu olduğu için beyanname tescil tarihinde gümrük yükümlülüğü başlarken tam muafiyetle geçici ithalatta yükümlülük başlamaz) Bununla birlikte; geçici ithal edilen eşyada, rejimin uygulanmasından doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ya da eşyanın kati ithalatının gerçekleştirilmesinin talep edildiğinde gümrük yükümlülüğü doğmaktadır. (Gümrük yükümlülüğünün başlaması ve gümrük yükümlülüğünün doğması kavramları yukarıda anlattığım şekilde ele alınır. Uygulanan gümrük rejiminin doğası gereği, eşyanın vergilerin bir bölümünün ya da tamamının ödemenmesi zorunluysa, bu rejimin uygulanmasıyla birlikte gümrük yükümlülüğü başlar. Ancak uygulanan gümrük rejiminin doğası gereği vergilerin bir bölümünün ya da tamamının ödenmesi gerekmiyorken, bu vergilerin ödenmesini zorunlu kılacak bir durum gerçekleştiğinde gümrük yükümlüsü doğmuş kabul edilir) Eşyanın ithalat vergilerinin tahsil edilerek alıcısına kesin olarak teslim edilmesi ve alıcısının gümrük bölgesinde eşyayı serbestçe kullanması; yani eşyanın kati ithalatı ise bu yazımızın esas konusu olan Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi ile mümkün olabilmektedir. Serbest Dolaşım, eşyanın gümrük işlemleri açısından statüsünü belirtir. Tümüyle Türkiye Gümrük Bölgesinde elde edilen eşya ile Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki ülke veya topraklardan getirilen ve serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak ithal edilen eşya, gümrük işlemleri açısından serbest dolaşımdaki eşyadır. Yani hali hazırda ülkemizde elde edilen, üretilen eşya zaten serbest dolaşımdadır. Gümrük Kanunun 74. Maddesine istinaden; Türkiye Gümrük Bölgesi dışından gümrük bölgemize gelen eşyanın serbest dolaşıma girişi ise; –Varsa ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, -Varsa eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması (örneğin farklı bakanlıklarca yürütülen ürün güvenliği denetimi tebliğinde öngörülen işlemler) -kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsiliyle gerçekleşir. Serbest Dolaşıma Girişin “kati ithalat” olarak adlandırıldığını belirtmiştim. 40 ile başlayan rejim kodu ile muafiyete tabi olmadan, 42 ile başlayan rejim kodu ile muafiyete tabi olarak, 61, 63, 65 ve 67 ile başlayan rejim kodlarıyla ise geçici olarak ihraç edilen eşyanın yeniden ithalatı kapsamında serbest dolaşıma girer. Serbest Dolaşıma Girişe ilişkin diğer detayları; önemli gördüğüm bazı gümrük rejimleri kapsamında anlatarak ele aldım. Aşağıdaki yazılara tıklayarak ulaşabilirsiniz. 4000 Daha önce bir rejime tabi tutulmamış eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişidir. 4051 Dahilde işleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişidir. 4053 Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişidir. 4071 Gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerler dahil olmak üzere gümrük antrepo rejimine tabi tutulan serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişidir. İlerleyen süreçte; serbest dolaşıma giriş beyannamesinde yer alan kıymet, menşe gibi vergilendirmeyi etkileyen unsurlarından ve vergi türlerinden bahsedeceğim.

Read More

Gümrük Rejim Kodları

Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatına girişi, Transit Rejimi ile şu yazıda yapmıştık. Diğer gümrük rejimlerine başlamadan önce rejim kodlarından bahsetmemiz gerekecek. Gümrük rejimleri 2 haneli sayılarla gösterilir. Ancak beyannamenin 37 nolu “Gümrük Rejimi” bölümünde 4 haneli bir sayı ile ifade edilir. Burada amaç beyanname muhteviyatı eşyanın rejim öyküsünü göstermektir. 4 haneli sayının ilk iki hanesi, eşyaya uygulanması talep edilen işlemi yani eşyanın hangi gümrük işlemine tabi tutulacağını gösterir. (Requested Procedure Code) Sondaki iki hane ise bir önceki gümrük rejimini (Previous Procedure Code) ifade eder. Bu sayede eşyanın daha önce hangi gümrük rejimi ile işlem gördüğünü de öğrenmiş oluruz. Eğer son iki hane “00” ise; bu eşyanın daha önce bir rejime tabi tutulmadığı anlaşılır. Bununla birlikte; rejim kodlarını kafamızda daha rahat oturtmak için şunu bilmekte yarar vardır: 1, 2 ve 3 ile başlayan rejimler İhracat; 4, 5 ve 6 ile başlayan rejimler İthalat, 7 ile başlayan rejimler Antrepo, 9 ile başlayan rejim ise Eşyanın Gümrük Kontrolü Altında İşlemesiyle ilgilidir. Yukarıda yazdıklarımı ilk etapta bilinmesi gereken rejimlerle birlikte örneklendirelim. 1000 – Daha önce bir rejim uygulanmamış eşyanın (Kati) Kesin ihracatı 4000 – Daha önce bir rejim uygulanmamış eşyanın Kati İthalat ile serbest dolaşıma girişi 7100 – Daha önce bir rejim uygulanmamış eşyanın antrepoya alınması 4071 – Antrepodaki eşyanın Kati İthalat ile serbest dolaşıma girişi 5100 – Dahilde İşleme Rejimi “Şartlı Muafiyet” Kapsamında eşyanın Geçici İthalatı 3151 – Dahilde İşleme Rejimi “Şartlı Muafiyet” Kapsamında Geçici İthalatı yapılan eşyanın kati ihracatı Bu örneklerin ardından, rejimlere geniş perspektiften bakabilmenizi teminen aşağıdaki listeye göz atıp her rejim koduna ait açıklamalara ulaşabilirsiniz. Böylelikle gümrük rejimleri daha derli toplu şekilde incelenebilecektir. 1, 2, 3 (İHRACAT) 10 – Kati (Kesin) İhracat 1000 Daha önce bir rejime tabi tutulmamis esyanin kesin ihracatı 1021 Hariçte isleme rejimi kapsaminda geçici ihraç edilen esyanin kesin ihracatı 1023 İhraç edildigi sekli ile geri gelmek üzere geçici ihraç edilen esyanin kesin ihracatı 1040 Muafiyete tabi olmadan serbest dolasim ile es zamanli yurtiçi kullanima giren esyanin kesin ihracatı 1042 Muafiyete tabi olarak serbest dolasim ile eş zamanli yurtiçi kullanima giren esyanin kesin ihracatı 1072 Antrepoya alinan serbest dolasimda bulunan esyanin kesin ihracatı 1091 Gümrük kontrolü altinda isleme rejimine tabi tutulan esyanin kesin ihracatı 2 – GEÇİCİ İHRACAT 21 – Hariçte İşleme Rejimi ile Geçici İhracat 2100 Serbest dolaşımda bulunan eşyanın hariçte isleme rejimi kapsamında geçici ihracatı 2123 İhraç edildiği şekli ile geri gelmek üzere geçici ihraç edilen eşyanın hariçte isleme rejimi kapsamında geçici ihracatı 2141 Dahilde isleme rejimi geri ödeme sistemi çerçevesinde serbest dolaşım ile es zamanli yurtiçi kullanıma giren eşyanın hariçte isleme rejimi kapsamında geçici ihracatı 2151 Dahilde isleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan eşyanın hariçte isleme rejimi kapsamında geçici ihracatı 2152 51 no.lu kodda belirtilenin dışında dahilde isleme rejimine tabi eşyanın hariçte isleme rejimi kapsamında geçici ihracatı 2153 Geçici ithalat rejimi kapsaminda ithal edilen esyann hariçte isleme rejimi kapsaminda geçici ihracatı 2172 Antrepoya alinan serbest dolasimda bulunan esyanin hariçte isleme rejimi kapsaminda geçici ihracatı 2191 Gümrük kontrolü altinda isleme rejimine tabi tutulan esyanin hariçte isleme rejimi kapsaminda geçici ihracatı 23 – İhraç Edildiği Şekilde Geri Dönmek Üzere Geçici İhracat 2300 Daha önce bir rejime tabi tutulmamış eşyanın ihraç edildiği sekli ile geri gelmek üzere geçici ihracatı 2340 Muafiyete tabi olmadan serbest dolaşım ile es zamanlı yurtiçi kullanıma giren eşyanın ihraç edildiği sekli ile geri gelmek üzere geçici ihracatı 2341 Dahilde isleme rejimi geri ödeme sistemi çerçevesinde serbest dolasim ile es zamanl yurtiçi kullanima giren esyanin ihraç edildigi sekli ile geri gelmek üzere gegici ihracatı 2342 Muafiyete tabi olarak serbest dolasim ile es zamanli yurtiçi kullanima giren esyanin ihras edildigi sekli ile geri gelmek üzere geçici ihracatı 2351 Dahilde isleme rejimi sarli muafiyet sistemine tabi tutulan esyann ihrag edildigi sekli ile geri gelmek üzere geçici ihracatı 2352 51 no.lu kodda belirtilenin disinda dahilde isleme rejimine tabi tutulan esyanin ihraç edildigi sekli ile geri gelmek üzere geçici ihracatı 2353 Geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın ihraç edildiği sekli ile geri gelmek üzere geçici ihracatı 26 – ATA Karnesi ile Geçici İhracat 2600 ATA Karnesi kapsaminda esyanin geçici ihracatı 31 – Yeniden İhracat 3141 Dahilde isleme rejimi geri ödeme sistemi kapsaminda serbest dolasim ile es zamanli yurtiçi kullanima giren esyanin yeniden ihracatı 3151 Dahilde isleme rejimi sartli muafiyet sistemine tabi tutulan esyanin yeniden ihracatı 3152 51 no.lu kodda belirtilenin disinda dahilde isleme rejimine tabi tutulan esyanin yeniden ihracatı 3153 Geçici ithalat rejimi kapsaminda ithal edilen esyanin yeniden ihracatı 3158 ATA Karnesi kapsaminda geçici ithal edilen esyanin yeniden ihracatı 3171 Gümrük idaresince esya konulmasina izin verilen yerler dahil olmak üzere gümrük antrepo rejimine tabi tutulan serbest dolasimda bulunmayan esyanin yeniden ihracati 4, 5, 6 (İTHALAT) 4 – SERBEST DOLAŞIMA GİRİŞ 40 – Kati (Kesin) İthalat ile Serbest Dolaşıma Giriş 4000 Daha önce bir rejime tabi tutulmamış eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişi ile eş zamanlı yurtiçi kullanımı 4010 ihraç edilen esyann muafiyete tabi olmadan serbest dolasima girisi ile es zamanli yurtiçi kullanımı 4051 Dahilde isleme rejimi şartlı muafiyet sistemine tabi tutulan eşyanın muafiyete tabi olmadan serbest dolaşıma girişi ile es zamanlı yurtiçi kullanımı 4053 Geçici ithalat rejimi kapsaminda ithal edilen esyanin muafiyete tabi olmadan serbest dolasima girisi ile es zamanli yurtiçi kullanımı 4058 ATA Karnesi kapsaminda geçici ithal edilen esyanin muafiyete tabi olmadan serbest dolasima girisi ile es zamanli yurtiçi kullanımı 4071 Gümrük idaresince esya konulmasina izin verilen yerler dahil olmak üzere gümrük antrepo rejimine tabi tutulan serbest dolasimda bulunmayan esyanin muafiyete tabi olmadan serbest dolasima girisi ile es zamanli yurtiçi kullanımı 4072 Antrepo rejimine tabi tutulan serbest dolasimdaki esyanin Türkiye Gümrük Bölgesine girişi 4091 Gümrük kontrolü altinda isleme rejimine tabi tutulan esyanin muafiyete tabi olmadan serbest dolasima girisi ile es zamanli yurtiçi kullanımı 41 – Dahilde İşleme Rejimi “Geri Ödeme” Sistemi ile Serbest Dolaşıma Giriş 4100 Daha önce bir rejime tabi tutulmamis esyanin dahilde isleme rejimi geri ödeme sistemi kapsaminda serbest dolasima girisi ile es zamanli yurtiçi kullanimi 4121 Hariçte isleme rejimi kapsaminda geçici ihraç edilen esyanin dahilde isleme rejimi geri ödeme sistemi kapsaminda serbest dolasima girisi ile es zamanli yurtiçi kullanim1 4123 Ihraç edildigi sekli ile geri gelmek üzere geçici ihraç edilen esyanin dahilde isleme rejimi geri

Read More
Umut Yiğit Gümrük Muayene Memuru 7

Umut Yiğit

uyigit