3902 Gümrük Tarife Pozisyonu

3901 tarife pozisyonunda sınıflandırılan Düşük yoğunluklu polietilen (LDPE) ilk olarak 1933 yılında İngiltere’de üretildi ve II. Dünya Savaşı sırasında radar kabloları için bir yalıtkan olarak kullanıldı. Ama üretilen bu plastiklerin doğadaki bileşikler gibi düzenli ve güçlü moleküler zincirleri yoktu. Bu kırılgan, dayanıksız plastiklere bir çözüm üretilmesi gerekiyordu. Ve bir gün, Karl Ziegler adındaki Alman kimyager, alüminyum ve titanyum içeren bir katalizörün polimerleşme sırasında etilen moleküllerini belli bir düzene zorlayabildiğini farketti.

Ziegler bu katalizör sayesinde düzenli ve güçlü moleküler zincirlere sahip bir polietilen elde etti. Biz bu polietileni, yine 3901 pozisyonundaki Yüksek yoğunluklu Polietilen(HDPE) olarak adlandırdık. Yıllar sonra italyan kimyager Giulio Natta ise propilen polimerinde Ziegler’in sistemini uygulamaya çalıştı. Natta’ya göre moleküller tıpkı kumaş lifleri gibi düzgün dizilirse, ortaya çıkan malzeme hem daha sağlam hem daha esnek olabilirdi.

Propilen, etilenden daha karmaşık bir moleküldür çünkü ortasında bir metil grubu (-CH3) vardır ve bu da zincirin sağa sola kıvrılmasına neden olmaktadır (Metil grubu, Metan’ın bir hidrojen eksiği olan alkil grubudur. Hidrokarbonları anlatırken değinmiştim.)

Natta, Ziegler’inkatalizörünü propilen için de kullanmayı başardı. Bu sayede propilen molekülleri düzenli ve tek yönde sıralanabildi. Bu dizilime izotaktik yapı denilmektedir ve Ziegler’in elde ettiği polimer izotaktik polipropilen olarak adlandırılmaktadır. Ziegler-Natta katalizörü olarak adlandırılan bu katalizör diğer olefinlere de uygulandı. Polimerlere ilişkin bu çalışmaları sayesinde, 1963 Nobel Kimya Ödülü, Karl Ziegler ve Giulio Natta’ya verildi.

Bu gelişmelerden sonra, polipropilen Dünya çapında plastik üretiminde yaklaşık %20’lik bir paya sahip oldu ve polietilenden sonra en önemli ikinci polimer haline geldi.

Bilindiği üzere; Gümrük Tarife Cetvelinin 7. Bölümünde; “PLASTİKLER VE MAMULLERİ; KAUÇUK VE MAMULLERİ” yer almaktadır. 3902 pozisyonunda sınıflandırılan söz konusu eşyaya ilişkin Tarife Pozisyonlarını incelemeden önce polimerlere ve hidrokarbonlara ilişkin şu yazılarımı okumanız yararlı olacaktır. 

Olefinler, çift bağ içeren hidrokarbonlardır. Bu hidrokarbon grubuna alkenler de denir. 3902 pozisyonu ise etilen haricindeki tüm olefinlerin polimerlerini kapsamaktadır. Bu pozisyona ait önemli polimerler; polipropilen, poliizobütilen ve propilen kopolimerleridir. 3902 Tarife Pozisyonu aşağıdaki şekilde alt sınıflandırmalara tabi tutulmuştur: 

3902.10 – Polipropilen

3902.20 – Poliizobütilen

3902.30 – Propilen kopolimerleri

3902.90 – Diğerleri

POLİPROPİLEN

Polipropilen(PP), propilen(propen) monomerinin polimerleşmesiyle elde edilir. Hidrokarbonlara ilişkin yazımda da değindiğim üzere; PROP-EN, toplamda 3 karbon atomunun bir çift ve bir tekli bağ ile birbirine bağlandığı, değerlik elektrona ulaşmak için ise toplamda 6 hidrojenle tekli bağ kurduğu bir hidrokarbondur.(Prop- ön eki 3 karbonu, -en eki ise çiftli bağ olması nedeniyle alken grubunu ifade ediyordu.

Polipropilen, polietilenden(PE) sonra en geniş hacimde kullanılan plastik hammaddesidir. Polietilen ve Prolipropilen, dünya plastik üretiminin neredeyse yarısını oluşturur. Genel fiziksel özellikleri bakımından, 3901 pozisyonundaki yüksek yoğunluktaki polietilenlere (HDPE) benzer. BOPP film olarak adlandırılan ve ambalajlamalarda kullanılan filmler PP ile üretilir. Düşük maliyetli olması nedeniyle ticari kullanım alanı oldukça geniştir. Otomotiv sanayiinden, gıda paketlemesi ve tekstile kadar geniş bir kullanım alanı vardır.

POLİİZOBÜTİLEN

Poliizobütilen(polyisobutene) izobütilen (C4H8) monomerinden elde edilir. İzobütilen (2-metilpropen) Propen’in 2. karbonuna 1 Metil grubu bağlanmış hali ve bütilenin(C4H8) izomerlerinden biridir. İzomerler aynı kimyasal bileşime sahip olan ancak atomları arasındaki bağları farklı olan moleküllerdir. İzobütilen’deki Metil grubunun varlığı ile dallanmış bir yapı elde edilir.

Poliizobütilen, kauçuğa benzer fakat sentetik kauçuğun tanımlanmasına uymadığı için 40. Fasılda yer almaz. Suya dayanıklı kaplamaların yapımında ve diğer plastiklerin modifiye edilmesinde kullanılır. Öte yandan; kozmetik endüstrisinde yaygın olarak kullanılır. Genellikle ürünlerin dokusunu iyileştirmek, parlaklık kazandırmak ve formülasyonun stabilitesini artırmak amacıyla kullanılır. Özellikle dudak ürünlerinde, ürünün dudakta daha uzun süre kalmasına ve istenilen parlaklığın elde edilmesine yardımcı olur.

Bununla birlikte, 3902 pozisyonu bu Fasılın 3(a) kısmındaki hususlara uymayan sıvı sentetik poliizobütileni ve diğer sıvı sentetik poliolefinleri kapsamamaktadır (27.10 pozisyonu)

Buraya yorumunu yazabilirsin

Discover more from Umut Yiğit - Gümrük Tarife Cetveli ve Gümrük Mevzuatı

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading