Category: Tarife Cetveli+articles

0702 Gümrük Tarife Pozisyonu – Neden bazı meyveler sebze olarak sınıflandırılır?

Armonize Tarife Cetveli ve Tarife Genel Yorum Kurallarının şekillenmesinde ABD ticaret teamüllerinin etkisi büyüktür. Benzer şekilde; ABD mahkeme kararlarının da uluslararası ticaret kurallarının şekillenmesinde bazı etkileri olmuştur. Örneğin domatesin bir meyve olmasına karşın, neden Armonize tarife cetvelinde 7. Fasılda (yenilen sebzeler) ve 0702 tarife pozisyonunda yer aldığını sorgulamış mıydınız? Normalde, çiçekli bitkinin olgunlaşmış yumurtalıkları olan meyveler ile bunlar dışında kalan ve bitkinin yenilebilir kısımlarını içine alan sebzeler şeklinde bir ayrım yapılarak sınıflandırılması beklenirdi. Ancak Armonize Sistem tam aksine; halk diline göre bir sınıflandırma yaptı. Bu sınıflandırmanın nedenini öğrenmek için 1893 yılına, Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesinin “Nix v. Hedden” davasına gitmemiz gerekecek. John Nix & Co. firması, dönemin en büyük meyve ithalatçılarından biriydi. O yıllarda, 1883 tarihli Tarife yasasına göre, ithal sebzeler için %10 gümrük vergisi alınırken meyveler için alınmıyordu. Gümrük idareleri domates için de gümrük vergisi tahsil etmek istediğinde, ithalatçı firma John Nix & Co. itiraz etti. Çünkü domatesin teknik olarak bir meyve olması nedeniyle gümrük vergisi ödenmemesi gerektiğini düşünüyordu. Bu nedenle konuyu mahkemeye taşıdı. Gerçekten de bir botanik bilimciye sorulduğunda; teknik olarak domatesin sebze olmadığı, bitkinin çiçekli kısmından büyüyen tohum taşıyan yapısı nedeniyle bir meyve olacağını söyleyecektir. Ancak mahkeme John Nix & Co. ile aynı fikirde değildi. Domatesin kullanım biçimleri ve popüler algısı nedeniyle sebze olarak sınıflandırılması gerektiğini söyledi. Mahkemeye göre, halk dilinde de ticaret dilinde de domatesler sebzeydi. Halk için; sebzeler ister çiğ ister pişmiş olsun yemekle birlikte tüketilirken, meyve tatlı niyetine tüketilirdi. Domates de bu açıdan sebze tanımına uyuyordu. Bu karardan yıllar sonra domates teknik olarak bir meyve olmasına karşın; Armonize Sistemde de, “Yenilen Meyveler” olarak 8. fasılda değil;  “Yenilen Sebzeler” olarak 7. Fasılda sınıflandırıldı. Çünkü Dünya Gümrük Örgütü, tarife cetvelini hazırlarken, ülkelerin kendi kullandığı tarife cetvellerinden de yararlanarak tüm dünya için ortak ve uyumlu bir cetvel hazırlamayı amaçlamıştı. Benzer şekilde; patlıcan, kabak gibi teknik olarak meyve olanlar da domates gibi 7. Fasılda sınıflandırıldı. Bu durum; Armonize Sistem hazırlanırken, Dünya Gümrük Örgütünün bilime sırtını çevirme pahasına tüketicinin bir eşyayı nasıl tanımladığına da dikkat ettiğini gösteriyor. KAYNAKÇA Nix v. Hedden. 149 U.S. 304. Supreme Court of the United States, 10 Mayıs 1893

Read More

9503 Gümrük Tarife Pozisyonu – Figür Oyuncaklar Nasıl Sınıflandırılır?

İlerleyen dönemde Marvel ile birleşen Toy Biz, Inc. firması , 1994 yılında Çin’den ithal edilen çeşitli ürünleriyle ilgili olarak; ABD Gümrük İdaresi tarafından tatbik edilen gümrük vergisine itiraz etmek için bir dava açtı. Bu dava hiç beklenmedik yerden gelen bir darbe gibiydi. Çünkü İnsan ve Mutantların özünde farklı olmadığı ve uyum içerisinde yaşaması gerektiğini savunan X-MEN üyeleri, telif hakkı sahiplerince insan dışı yaratıklar olarak nitelendirilmek isteniyordu. Çin’den ithal edilen ürünler arasında X-Men, Örümcek Adam ve Fantastik Dörtlü dahil olmak üzere çeşitli Marvel Comics serilerinden figürler yer alıyordu. İthalatçı firma bu figürlerin, 2025 yılı Türk Gümrük Tarife Cetvelinde (TGTC) 9503.00.49.00.00 GTİP’inde belirtilen, 1994 yılında ise 9503.49 alt pozisyonunda yer alan “Hayvanları ve insan dışı yaratıkları tasvir eden oyuncaklar“ olarak sınıflandırılması gerektiğini söylüyordu. Bu şekilde %6,8 Gümrük vergisi ile ithalat gerçekleşecekti. Ancak ABD Gümrük İdaresi, ürünlerin 2025 TGTC’de 9503.00.21.00.00 GTİP’i ile belirtilen 1994 Tarife cetvelinde ise 9502.10.40 alt açılımında yer alan “Sadece insan şeklinde yapma bebekler” olarak sınıflandırılması gerektiğini düşünüyordu. Bu şekilde %12 Gümrük Vergisi ile ithalat gerçekleşecekti. Gümrük idaresi ile firma arasındaki bu ihtilaf, konunun mahkemelere taşınmasına neden oldu. Dava süresince ithalatçı firma “Daredevil”, “Invisible Woman”, “Punisher”, “U.S. Agent” ve “Peter Parker” gibi ürünlerin insan şeklinde olduğunu kabul ederek bu ürünler için davasını geri çekti. Benzer şekilde Gümrük idaresi de “Beast”, “Bonebreaker”, “Cameron Hodge”, “Robot Wolverine” ve “Vulture” karakterlerine ilişkin figürlerin “Hayvanları ve insan dışı yaratıkları tasvir eden oyuncaklar” olarak sınıflandırılması gerektiğini kabul ederek söz konusu ürünler için fazla alınan gümrük vergilerini geri verdi. Bununla  birlikte, X-Men, Fantastik Dörtlü ve Örümcek Adamın da yer aldığı bazı figürler için çekişme devam etti ve nihayetinde  ABD Uluslarararası Ticaret Mahkemesinin “Toy Biz, Inc. v. United States,” davası ile 2003 yılında konuya nokta kondu. Söz konusu davadan önce konuya ilişkin tarife cetveli izahnamesinde nasıl bir açıklama yapıldığına bakalım. 9503 pozisyon notlarında, “Çoğunlukla insanın fiziksel özelliklerine (örn., melekler, robotlar, şeytanlar, canavarlar) sahip olsa bile hayvanları veya insan dışı yaratıkları tasvir eden oyuncakların 9503 pozisyonuna dahil olduğu” belirtiliyor. Buradan meleklerin, robotların, şeytanların ve canavarların “hayvan ve insanları tasvir eden oyuncaklar” sınıfına dahil olacağını anlıyoruz. Peki ya mutantlar? Bu davada yargıç 60’a yakın oyuncak figürü inceledi. Yargıca göre; bu sınıflandırma yapılırken şu sorular sorulmalıydı: Karakter bazı insan dışı özelliklere sahip mi? Karakter tamamen bir insanı mı temsil ediyor? Bir karakter, genellikle insana özgü nitelikler taşısa bile, insan olmayan tek bir özellik bile taşıması, onun tamamen insan sayılmasını engeller. Mahkeme, her figürün en az bir insana aykırı özellik barındırdığını belirtti. Örneğin, Wolverine ellerine yerleştirilmiş keskin pençeleri nedeniyle tam anlamıyla bir insanı temsil etmemekteydi. Ayrıca X-Men karakterleri popüler kültürde “mutantlar” olarak bilinir. Bu kurgusal karakterler olağanüstü fiziksel ve psişik güçlerini kullanırlar. Figürlerin kostümleri ve aksesuarları bu tür güçleri kullanmaları için tasarlanmıştır. Örneğin, “Storm” karakterine ait figürde, yıldırım şeklinde bir aksesuar bulunmaktadır. Bu aksesuar, karakterin istediği zaman fırtına çağırma gücünü yansıtır. Tarife notlarında da adı geçen melekle karşılaştırırsak; bir melek figürü, tüm insan özelliklerine sahiptir. Görünüşte bariz bir şekilde insandır. Elbette sırtındaki bir çift kanatı saymazsak… Bu nedenle Armonize sistem kapsamında melek bir “insan” olarak değerlendirilemez. Bununla birlikte; X-Men figürleri “mutantlar” olarak pazarlanır ve paketlenir. Üretici veya ithalatçı tarafından bu şekilde gösterilmeleri; söz konusu figürlerin insanlardan başka canlıları temsil ettikleri iddiasına daha fazla güvenilirlik kazandırmaktaydı. Mahkeme “insan” ve “insan dışı yaratık” ayrımını doğru bir şekilde yapabilmesi için efsanevi veya kurgusal karakterlerin öznel özelliklerine bakmak zorundaydı. Bu doğrultuda; mutantların insan olup olmadığını değerlendiren yargıç bir figüre ait kutuda yazan ibareleri ele aldı: “Profesör X ve Magneto ikilisine ait figür ambalajının arkası, X-MEN hikayesini özetle şöyle anlatıyor: Hem Profesör Charles Xavier hem de arkadaşı Magnus, mutant popülasyonunda bir artışın başladığı konusunda hemfikirdi. Anlaşamadıkları şey mutantların ve normal insanların nasıl bir arada yaşayabileceğiydi. Mutantların hükmetmesi gerektiğine inanan Magnus, manyetizmanın kötü efendisi Magneto oldu. Telepatik Profesör X ise;  insan-mutant birlikteliğine olan inancını temsil edecek bir X-Men grubunu kurdu.” Ardından yargıç mutant ve mutasyon kelimelerinin ne anlama geldiğini ele aldı. Mutasyon; değişim, form değiştirme, başka bir hale gelme anlamına gelir. Bu nedenle, bir “mutant” değişime uğrayarak insan olmaktan çıkmış bir varlıktır. Aynı mantıkla X-Men ile birlikte fantastik dörtlü karakterleri ve Örümcek Adamın da insan dışı yaratık olduğu değerlendirildi. (Uncle Ben, yeğeni Peter’a “büyük güç, büyük sorumluluk gerektirir” derken bu konuda uyarıyordu sanırım) Sonuç olarak tarife cetvelinde X-MEN insan dışı yaratık olarak değerlendirildi. Yani Magneto haklı çıktı. Onun düşüncesine göre; mutantlar her zaman insanları bir tehdit unsuru olarak görmeliydi ve insanlara hiçbir zaman güvenmemek gerekiyordu. 2007 yılında ise, belki de Profesör X’in etkisiyle; Dünya Gümrük Örgütü Armonize Tarife Cetvelinde “insan” – “insan dışı oyuncak” ayrımını ortadan kaldırıldı. Bununla birlikte; Dünya Gümrük Örgütünce 9501 ve 9502 pozisyonları Tarife Cetvelinden çıkarıldı, 9503 pozisyonunda ise herhangi bir alt açılım belirlemedi. Ancak Avrupa Birliğince insan – insan dışı yaratık ayrımı 9503.00.21 ve 9503.00.49 şeklinde devam etti. ABD’de ise Dünya Gümrük Örgütünün bu kardeş kavgasına son veren kararına uyarak kendi alt açılımlarında bu ayrıma yer vermedi. Artık ABD tarifesinde “Çocuk oyuncakları” (3 yaş altı, 3-12 yaş) ve “diğerleri” şeklinde bir sınıflandırma bulunuyor. Kaynakça Toy Biz, Inc. v. United States. No. 96‑10. United States Court of International Trade, 3 Haziran 2003.

Read More

Tarife Mühendisliği – Şeker Ticareti

Şeker ticareti, insanlık tarihindeki en önemli ticaret öykülerinden biridir ve ekonomik, sosyal, hatta politik açıdan büyük etkiler yaratmıştır. Ayrıca “Tarife Mühendisliği” kavramı için bir mihenk taşıdır. Şekerin ana bileşeni olan sakkaroz, bitkilerde bulunur. Şeker ise genellikle sakkaroz açısından en zengin bitkilerden olan şeker kamışı ve şeker pancarından üretilir. Şeker kamışı, köken olarak Güney Asya ve Hindistan’a dayanır. Başlangıçta insanlar, tatlı krizlerine son vermek için çiğ şeker kamışını çiğnemişlerdir. Şeker kamışı rafine edilerek kristal şeker üretimi ise ilk olarak Hindistan’da başladı. Bu ürün, Asya’dan Avrupa’ya ticaret yollarıyla yayıldı. Ancak şeker, uzun süre lüks bir ürün olarak kaldı ve “beyaz altın” olarak anılıp yalnızca zengin sınıf tarafından erişilebilir oldu 15. ve 16. yüzyıllarda ise, Amerika kıtasına taşındı. Şekerin Amerika kıtasındaki öyküsü Afrikalı kölelerin hikayesiyle paralel ilerledi. İspanya ve Portekiz gibi Avrupa ülkeleri, Amerika’daki tropikal bölgelerde şeker kamışı üretim alanları kurdular. Bu üretim alanları, köle emeği ile işletildi ve büyük miktarlarda şeker üretildi. Böylece şeker, Transatlantik Ticaret üçgeninin önemli bir parçası oldu. Bu ticaret üçgeninde, Avrupalı tüccarlar gemilerini Avrupa’daki mallarla doldurarak Afrika kıyılarına gelirdi. Bu malları satıp Afrika’dan aldıkları köleleri ise Kuzey ve Güney Amerika’ya götürürdü. Köleleri satıp Amerika kıtasından şeker, tütün, baharat, kakao ve kahve gibi mallarla da Avrupa limanlarına geri dönerdi 18 ve 19. yüzyıllardaki Sanayi Devrimi, şeker üretimini ve ticaretini dönüştürdü. Yeni teknolojilerle üretim hızlandı ve şeker artık sadece zenginlerin değil, genel nüfusun tüketimine sunuldu. İşte yazımızın konusu olan “Tarife Mühendisliği” burada başlıyor. Şeker, o yıllarda her ne kadar Amerika’da genel nüfusun tüketimine sunulmuş olsa da çoğu insan sadece kahverengi ham şekere erişim imkanına sahipti. Halkın geneli Muscavodo adı verilen koyu kahverengi şekeri tüketiyordu. Yalnızca ayrıcalıklı zengin kesim rafine beyaz şeker kullanabiliyordu. (Rafine edilmemiş şekerin içeriğindeki Melas oranı nedeniyle şeker kahverengi haldedir. Rafine edilmesi ölçüsünde melas ayrıştırılır. Günümüzde ise rafine edilmiş şekere belli oranlarda tekrar melas eklenerek ticari bir nihai ürün olan “esmer şeker” elde edilir) Esmer şeker örnekleri: Muscovado (üstte), koyu kahverengi (solda), altın kahverengi (sağda) – Wikipedia/ Moe Rubenzahl ABD için şekerin vergilendirme yöntemleri, yasal ve idari açıdan karmaşık durumlara yol açtı. 20. yüzyılın başlarına kadar şeker, dönemin genel kabul görmüş şeker derecelendirme yöntemi olan “Hollanda standartına” göre sınıflandırıldı. Bu standarta göre, şekerin değeri (içindeki sakkaroz oranı) şekerini rengi baz alınarak belirlendi. Daha koyu kahverengi şekerler düşük numaralarla ifade edilirken, daha açık renkli şekerler ise yüksek numaralarla belirtildi. Örneğin, açık gri olan “16” numarası, ham şeker ile rafine şeker arasındaki sınırı temsil ederken; “20” numara ise beyaz şekeri ifade etti. Daha düşük numaralı, değersiz ve koyu renkli şekerler daha düşük vergiye tabi tutulurken, yüksek numaralı olan açık renkli şekerler daha yüksek vergilendirildi. Hollanda Standartının Uygulanmasına Esas Olan Şişeler. Doğru rengi yansıtmaları amacıyla belli süreler ile yenilenirdi. (İlgili görsel http://www.theatlantic.com üzerinden alınmıştır) Gümrük memurunca alınan numuneler üzerinden eşya Hollanda Standartına göre puanlanarak şekerin rengine göre aşağıdaki gibi vergilendirilirdi: – 7’nin üzerinde olmayan şeker: pound başına 1,75 cent – 7’nin üzerindeki şeker:  pound başına 2 cent – 10’un üzerinde olup 13’ün üzerinde olmayan şeker: pound başına 2,25 cent – 13’ün üzerinde olup 16’nın üzerinde olmayan şeker: pound başına 2,75 cent – 16’nın üzerinde olup 20’nin üzerinde olmayan şeker: pound başına 3,15 cent Bu vergilendirme yöntemi, yukarıda da belirttiğim gibi Tarife Mühendisliğinin ilk örneklerinden birine sebep oldu. Yapılan kimyasal analiz ile Welsh firmasının, şekeri pekmez ile koyulaştırdığı tespit edildi. Bu şekilde şekerin daha düşük vergiye tabi tutulması amaçlanmıştı. Bu tespit edilince eşyaya yüksek orandan bir gümrük vergisi uygulandı. Bu durum ithalatçı ile gümrük idaresi arasında ihtilafa yol açtı. Nihayetinde 1881 tarihli “Merritt v. Welsh” Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi davası ile bu ihtilaf ortadan kaldırıldı. Söz konusu davada özetle aşağıdaki hususlar üzerinde duruldu: Pekmezin, üretim esnasında eklenerek şekerin renginin koyulaştırıldığı tespit edildi. Hiçbir aldatıcı işlem olmadan eşyanın gümrüğe sunulmuş ve gümrük idaresine numuneler verilirken dürüstlük kurallarına riayet edilmişti. Üreticiler daha pazarlanabilir hale getirmek için, şekerlerini üretim esnasında yapay işlemlerle ağartılabilmekteydi. Çünkü açık renkli şeker, daha değerli şeker demekti. Peki üretim aşamasındaki herhangi bir işlem, şekerlerin daha satılabilir hale getirilmesi için kullanıyorken, neden daha az vergi tatbik edilecek hale getirmek için kullanılmasın? Nihayetinde eşyanın üretim yöntemi üreticinin takdir yetkisindedir. Söz konusu şekerler üretildikten sonra, özellikle paketlere konduktan sonra renklendirici bir maddenin uygulanması aldatıcı bir işlem olarak değerlendirilebilirdi. Ancak söz konusu örnekte, pekmezin eklenmesi üretimin bir aşamasıydı. Ürün şekerse ve tüketiciye sunulana kadar şeker olarak kalmaya devam ediyorsa, yürürlükteki Hollanda Standartı şekerin kalitesini rengine göre belirleyerek vergilendiriyorsa ve alınan numunenin rengi Hollanda Standartında hangi sayıya karşılık geliyorsa; vergi de buna göre alınmalıdır. Hollanda standartının şekerin sakkaroz oranını / şekerin kalitesini ölçmede yetersiz kalıp kalmadığı ise idarenin takdiri olup davanın konusunu oluşturmamaktaydı. 1881 yılındaki “Merritt v. Welsh” davasından 2 yıl sonra, şeker vergilendirmesinde Hollanda Standartı terk edildi ve polarimetre ile şekerin içeriği tespit edilmeye başlandı. Merritt v. Welsh davası ise ABD mahkemelerindeki tarife sınıflandırmasına ilişkin kararlarda sıklıkla atıfta bulunan bir dava haline geldi. Çünkü bu dava sayesinde; üretim aşamasında vergilendirmeyi dikkate alan Tarife Mühendisliği kavramının ana hatları çizilmiş oldu. Günümüzdeki tarife mühendisliği örnekleri için şu yazıma göz atabilirsiniz. Öte yandan bazı mahkeme kararları, eşyanın sınıflandırmasına ilişkin yorumlama kabiliyetini artırmakla birlikte Ford Transit örneğinde olduğu gibi ilgi çekicidir de. Tarife sınıflandırması kapsamındaki muhtelif ABD mahkeme kararlarını sık sık paylaşacağım. Kaynakça Refined Sugar and the Sugar Trust Part II, Chapter VIII, 2025, https://www.econlib.org/book-chapters/chapter-part-ii-chapter-viii-refined-sugar-and-the-sugar-trust/ Sugar, https://en.wikipedia.org/wiki/Sugar The sugar that saturates the merican diet has a barbaric history as the ‘white gold’ that fueled slavery, https://www.nytimes.com/interactive/2019/08/14/magazine/sugar-slave-trade-slavery.html Dutch Color Standards: How the U.S. Taxed 18th-Century Sugar, https://www.theatlantic.com/health/archive/2012/01/dutch-color-standards-how-the-us-taxed-18th-century-sugar/251795/

Read More

Dünya Gümrük Örgütü Muhtelif Sınıflandırma Görüşleri

Dünya Gümrük Örgütü (DGÖ), uluslararası ticaretin kolaylaştırılması ve yeknesak uygulanması amacıyla çeşitli rehberliklerde bulunur. Bu doğrultuda; DGÖ Armonize Sistem Komitesinin muhtelif eşyaya ilişkin sınıflandırılma görüşleri düzenli olarak yayımlanır. Bu sınıflandırma görüşleri, Sınıflandırma Avisi şeklinde de adlandırılır. (Avis: Fr. Görüş, mütalaa) Görüşler DGÖ’ye ait olduğu için, tahmin edeceğiniz üzere Armonize Kodun ilk 6 hanesine ilişkindir ve yeni sınıflandırma görüşleri yayımlandıkça DGÖ üyeleri ülkelerinde belirtilen sınıflandırmaları yürürlüğe koyar. Bu sınıflandırma görüşleri bağlayıcı nitelikte olduğu için ülkelerin kendi bağlayıcı tarife bilgileri (BTB) aksi bir hüküm içeriyorsa; bu BTB’lerin uygulanma olanağı kalmaz. Tarifenin yorumu ile ilgili Gen Kuralları şu yazımda ele almıştım. Yorum kurallarının Dünya Gümrük Örgütünce uygulanmasına örnek olarak aşağıdaki eşya listesini inceleyelim. Eşya açıklamasına tıkladığınızda, sınıflandırmaya ilişkin bilgileri görebilirsiniz. *Eşyaya ilişkin bilgiler, 8971 sayılı Uyumu Sağlanmış Mal Tanımı ve Kodlama Sistemi Hakkında Uluslararası Sözleşme Uyarınca Uygulanması Gereken Ekli Sınıflandırma Görüşlerinin Yürürlüğe Konulması Hakkındaki Karar’dan alınmıştır. *Eşya görselleri yapay zekayla oluşturulmuştur. NİKOTİNLİ SAKIZ: “İyon değiştirici bir reçine üzerine konan 2 veya 4 mgr. nikotin, gliserol, bir sentetik polimer, sodyum karbonat, sodyum hidrojenokarbonat, sorbitol ve özellikle tütün tadına benzer kokular içeren , drajelendirilmiş halde bulunan tabletler. Bu ürün, sigarayı bırakmayı isteyen şahıslara mahsustur.” Gümrük Yorum Kurallarını uygulayarak eşyayı sınıflandırın. 17.04 – KAKAO İÇERMEYEN ŞEKER MAMULLERİ (BEYAZ ÇİKOLATA DAHİL). 1704.10 – Ciklet (şekerle kaplanmış olsun olmasın) Öncelikle eşyamız şeker içermediği için 1704 pozisyonunda sınıflandırılmaz. 21.06 – TARİFENİN BAŞKA YERİNDE BELİRTİLMEYEN VEYA YER ALMAYAN GIDA MÜSTAHZARLARI. 2106 Pozisyon notlarında; Nikotin içeren sakızın bu pozisyonda sınıflandırılmayacağı belirtilir. 24.04 – YANMA OLMADAN SOLUNAN VE TÜTÜN, YENİDEN TERTİP EDİLMİŞ TÜTÜN, NİKOTİN, VEYA TÜTÜN VEYA NİKOTİN YERİNE GEÇEN MADDELER İÇEREN ÜRÜNLER; İNSAN VÜCUDUNA NİKOTİN ALMAK İÇİN KULLANILAN VE NİKOTİN İÇEREN DİĞER ÜRÜNLER: 2404 Pozisyon notlarında; “Nikotinin çiğneme, çözme, koklama, deri yoluyla emme veya soluma dışında herhangi bir başka yolla insan vücuduna alınması amaçlanan, nikotin içeren, ancak tütün veya yeniden yapılandırılmış tütün içermeyen diğer ürünlerin” 2404 Tarife Pozisyonda sınıflandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle eşyanın GTİP’i GYK 1 ve GYK 6’ya istinaden belirlenir. 17.04 – KAKAO İÇERMEYEN ŞEKER MAMULLERİ (BEYAZ ÇİKOLATA DAHİL). 1704.10 – Ciklet (şekerle kaplanmış olsun olmasın) Öncelikle eşyamız şeker içermediği için 1704 pozisyonunda sınıflandırılmaz. 21.06 – TARİFENİN BAŞKA YERİNDE BELİRTİLMEYEN VEYA YER ALMAYAN GIDA MÜSTAHZARLARI. 2106 Pozisyon notlarında; Nikotin içeren sakızın bu pozisyonda sınıflandırılmayacağı belirtilir. 24.04 – YANMA OLMADAN SOLUNAN VE TÜTÜN, YENİDEN TERTİP EDİLMİŞ TÜTÜN, NİKOTİN, VEYA TÜTÜN VEYA NİKOTİN YERİNE GEÇEN MADDELER İÇEREN ÜRÜNLER; İNSAN VÜCUDUNA NİKOTİN ALMAK İÇİN KULLANILAN VE NİKOTİN İÇEREN DİĞER ÜRÜNLER: 2404 Pozisyon notlarında; “Nikotinin çiğneme, çözme, koklama, deri yoluyla emme veya soluma dışında herhangi bir başka yolla insan vücuduna alınması amaçlanan, nikotin içeren, ancak tütün veya yeniden yapılandırılmış tütün içermeyen diğer ürünlerin” 2404 Tarife Pozisyonda sınıflandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle eşyanın GTİP’i GYK 1 ve GYK 6’ya istinaden belirlenir. PERAKENDE SATIŞA SUNULMUŞ SAF VAZELİN (küçük şişelerde veya kutularda) : Etiket üzerindeki açıklamalar, cilt veya dudaklardaki çatlakları iyileştirdiğini, yüzeysel yarık ve yaraları hafiflettiğini, derideki kızarıklıkları önlemeye yardım ettiğini ve nihayet, göz makyajını temizlemede kullanıldığını belirtmektedir. Vazelin tarife cetvelinde ismen geçmektedir. 2712 – Vazelin; parafin; mikro-kristal bünyeli petrol mumu,yağlı mum, ozokerit, linyit mumu, turba mumu,diğer mineral mumlar, sentez veya diğer işlemlerle elde edilen benzeri ürünler (renklendirilmiş olsun olmasın): 2712.10 – Vazelin Ancak 2712 Pozisyon notlarında; cilt bakımı için kullanılmaya uygun ve bu tür kullanım için perakende satılacak şekilde ambalajlanmış vazelinin, 2712 pozisyonuna dahil olmadığı belirtilir. 3304 – GÜZELLİK VEYA MAKYAJ MÜSTAHZARLARI VE CİLT BAKIMI İÇİN MÜSTAHZARLAR (İLAÇLAR HARİÇ) (GÜNEŞ KREMLERİ VEYA GÜNEŞLENME MÜSTAHZARLARI DAHİL); MANİKÜR VE PEDİKÜR MÜSTAHZARLARI. 33. Fasıl notlarındaki hüküm nedeniyle ise eşyamızın 3304 tarife pozisyonunda sınıflandırılması gerektiğini anlarız: Aşağıda yazılı olanlar 33. Fasıla dahil değildir: (a) Vazelin (27.12 pozisyonu) (perakende olarak satışa sunulmuş ve cilt bakımı için uygun hale getirilmiş olanlar hariç) Bu nedenle eşyanın GTİP’i GYK 1 ve GYK 6’ya istinaden belirlenir. Vazelin tarife cetvelinde ismen geçmektedir. 2712 – Vazelin; parafin; mikro-kristal bünyeli petrol mumu,yağlı mum, ozokerit, linyit mumu, turba mumu,diğer mineral mumlar, sentez veya diğer işlemlerle elde edilen benzeri ürünler (renklendirilmiş olsun olmasın): 2712.10 – Vazelin Ancak 2712 Pozisyon notlarında; cilt bakımı için kullanılmaya uygun ve bu tür kullanım için perakende satılacak şekilde ambalajlanmış vazelinin, 2712 pozisyonuna dahil olmadığı belirtilir. 3304 – GÜZELLİK VEYA MAKYAJ MÜSTAHZARLARI VE CİLT BAKIMI İÇİN MÜSTAHZARLAR (İLAÇLAR HARİÇ) (GÜNEŞ KREMLERİ VEYA GÜNEŞLENME MÜSTAHZARLARI DAHİL); MANİKÜR VE PEDİKÜR MÜSTAHZARLARI. 33. Fasıl notlarındaki hüküm nedeniyle ise eşyamızın 3304 tarife pozisyonunda sınıflandırılması gerektiğini anlarız: Aşağıda yazılı olanlar 33. Fasıla dahil değildir: (a) Vazelin (27.12 pozisyonu) (perakende olarak satışa sunulmuş ve cilt bakımı için uygun hale getirilmiş olanlar hariç) Bu nedenle eşyanın GTİP’i GYK 1 ve GYK 6’ya istinaden belirlenir. KONSANTRE BUZLANMAYI ÖNLEYİCİ SIVI: “Esasen etil alkol ve sudan müteşekkil, az miktarda anyonik yüzey ajanı, metiletilaseton, boyayıcı madde ve formülüne göre, monoetilen glikol ilave edilmiş ürün. Suyla seyreltildikten sonra otomobillerin ön camlarının temizlenmesine veya buzların çözülmesine mahsustur. Eşyamız yalnızca buzların çözülmesi amacıyla kullanılmaması nedeniyle; 3820 pozisyonunda sınıflandırılması uygun olmayabilir. (Cam temizleme işlevi de var) 3820 – Donmayı önleyici müstahzarlar ve donmayı çözücü müstahzar sıvılar Anyonik yüzey ajanı içermesi ve temizlik amaçlı da kullanılması nedeniyle 3402 pozisyonunda da sınıflandırılabilir. Tarife metinlerinden ve Fasıl notlarından bir sonuca ulaşamadığımız için 2(a) yorum kuralına geçiyoruz. Eşyamız tamamlanmamış bir mal değil, tam aksine nihai bir ürün. 2(b)’ye geçtik. Eşyamız bir karışım, doğru yerdeyiz. 2(b) ile eşyanın karışımın her bir malzemesinde sınıflandırılabileceğini farkettik. 2(b) bizi 3(a) yorum kuralına yönlendirdi. Eşyayı en özel şekilde niteleyen bir pozisyon bulunmuyor.  İki veya daha fazla başlık karışımdaki mallara özel olarak atıfta bulunuyor (Etil alkol 2207, anyonik yüzey ajanı 3402 vb). Bu nedenle; karışımdaki mallar eşit derecede özel sayılır. 3(b)’ye geçtik. 3(b)’de eşyaya mümeyyiz vasfını neyin verdiğini bulmaya çalışacağız. Buz çözücü olarak Etil alkol mümeyyiz vasfını sağlıyor olabilir ancak cam temizleme işlevini yüzey temizleyici, su gibi malzemeler sağlıyor daha çok. Karışımım temel bir karakteri olduğundan söz edilemez. Bu nedenle 3(c)’ ye geçmemiz gerekiyor. 3(c) kuralı ile olası tarife pozisyonları arasında numara sırasına göre en sonda 3820 pozisyonu var. İlgili pozisyonun alt açılımlarının bulunmaması nedeniyle GYK (6)’ ya ihtiyacımız yok. 3820.00.00.00.00 Donmayı önleyici müstahzarlar ve donmayı çözücü müstahzar sıvılar Eşyamız yalnızca buzların çözülmesi amacıyla kullanılmaması nedeniyle; 3820 pozisyonunda sınıflandırılması uygun olmayabilir. (Cam temizleme işlevi de var) 3820

Read More

Gümrük Tarife Yorum Kuralları

  Bir eşyanın tarife cetvelinde nerede sınıflandırılacağı her zaman net değildir. Bu nedenle; sistematik ve tutarlı bir sınıflandırma için Armonize  Kodun belirli ilkelerinin olması gerekir. Bu ilkeleri, Tarifenin Genel Yorum Kuralları olarak adlandırıyoruz. Genel yorum kuralları, mevzuatımızda Tarifenin Yorumu ile ilgili Genel Kurallar Gümrük Genel Tebliği (Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesi) (Seri No: 4) ekinde yer alır. İlgili tebliğin 5. Maddesinde; Armonize Sistem Nomanklatürünün uluslararası seviyede resmi yorumunun yapılmasında zorunlu ve tamamlayıcı bir unsur olan İzahname hükümlerinin, 4458 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince idari ve kazai uygulamalarda esas tutulacağı belirtilir. Yorum kurallarının özetlenmiş bir versiyonu ise her yıl Resmi Gazetede yayımlanan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Gümrük Tarife Cetveli’nde bulunmaktadır. Başlamadan önce, Gümrük tarifesi ve Genel Yorum Kurallarına ilişkin önemli tanımları ele alalım. Türk Gümrük Tarife Cetveli: Eşyanın cins ve niteliklerine göre sistematik bir şekilde numaralandırılarak sınıflandırıldığı ve 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanunda yer alan gümrük vergisi oranlarının gösterildiği cetveldir. Bölüm: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde birbirine benzeyen aynı nitelikteki veya çoğunlukla aynı hammaddeden yapılan eşyayı içine alacak şekilde oluşturulan gruplardır. Bölüm başlığı: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde bulunan her bölümün başında yer alan ve tarifenin yorumu bakımından bağlayıcı olmayıp, yol gösterici nitelikte olan ibarelerdir. Bölüm notu: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde bölümlerle ilgili olarak bölüm başlıklarından sonra yer alan, bölümde geçen bazı tabirlerin ne anlama geldiği, ilgili bölümde bir eşyaya yapılan bir atfın hangi tür eşyayı kapsadığı, hangi eşyanın sadece ilgili bölümde yer alabileceği ve bu eşyanın bu bölümde yer alabilmesi için hangi şartların gerektiği, hangi eşyanın o bölüme dahil olmadığı hakkında bilgi veren açıklamalardır. Fasıl: Bölümlerden daha alt düzeyde ve bölümlere nazaran daha çok birbirine benzeyen aynı nitelikteki eşyayı içine alan ve altı basamaklı Armonize Sistem Kodunun ilk iki rakamıdır. Fasıl başlığı: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan fasılların başında bulunan ve bağlayıcı olmayan ibarelerdir. Fasıl notu: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde fasıl başlıklarından sonra gelmek üzere, fasıllarla ilgili yapılan açıklamaların yer aldığı kayıtlardır. Tarife pozisyonu: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde fasıla ilişkin ilk iki rakamdan sonra gelen iki rakamla birlikte dörtlü rakamlarla ifade edilen gruplardır. Tarife alt pozisyonu: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde pozisyon numarasını izleyen iki rakam ile birlikte altılı rakamlarla ifade edilen gruplardır. Gümrük tarife istatistik pozisyonu: Türk Gümrük Tarife Cetvelinde, oniki rakamdan oluşan pozisyondur. Genel Yorum Kuralları (GYK) 6 madde şeklinde hiyerarşik olarak sıralanmıştır. Yani bir yorum kuralını uygulamayı denersiniz ve eğer uygulanmıyorsa sıradaki kurala geçersiniz. 1-5. kurallar eşyanın tarife pozisyonunu tespit etmekle ilgilidir. 6. Kural ise pozisyonu tespit edilen eşyanın, o pozisyondaki alt açılımını tespit etmeye yarar. GTİP’e ilişkin yazımda bahsettiğim tek tire (-), iki tire(- -) konusu da 6. yorum kuralıyla ilişkilidir. Tüm yorum kurallarını ana hatlarıyla ve bol bol örnek vererek anlatacağım. Ancak başlamadan önce aklınızda bulundurmanız gereken bir husus var. Genel yorum kuralları eşyayı sınıflandırmamızı sağlayacak katı kurallar vermekten ziyade; eşyayı doğru sınıflandırabilmek için esnek bir düşünce yapısı oluşturmayı amaçlar. Çözüm sunmakla birlikte, eşyanız için olası diğer sınıflandırma seçeneklerini de değerlendirmenizi ister ve eşyanın doğru sınıflandırıldığından emin olmanız için kendinden sonra gelen yorum kuralına gitmeyi teşvik eder. Genel yorum kurallarının mantığını kavrayabilmek için aşağıdaki metafor yararlı olabilir: Genel yorum kurallarını bir ev gibi düşünün. 1 nolu yorum kuralı evin giriş bölümüdür. Sadece buranın ve 6 nolu odanın kapısı açıktır. 2,3,4 ve 5 nolu odaların kapıları ise kilitlidir. 1 nolu odadaki masamıza oturup tarife cetvelindeki pozisyon metinlerini ve tarife cetveli izahnamesinde yer alan notları okuyup eşyamızın nerede sınıflandırılacağına karar veririz. Sınıflandırma yaparken acele edersek yanlış sonuçlara ulaşabiliriz. Burada sakince, çayımızı yudumlayarak başlık ve notları irdeleriz. Çok büyük olasılıkla eşyamızı bu masadayken sınıflandırmayı başarırız. Eğer masamızda eşyayı sınıflandırmak için yeterli bilgiye ulaşamazsak, kilitli odaları tek tek açarız ve işimize yarayan bişey olup olmadığına bakarız. Ama odalara girerken bi elimize tarife cetveli izahnamesini  de almayı unutmayız. Önce 2 nolu odayı açarız. Orada eşyamızı sınıflandıramazsak, 2 nolu odayı kapatmadan 3 nolu odanın kilidini açarız. Eğer oradaki bilgilerle eşyamızın pozisyonu bulabilirsek; 6 nolu odaya da mutlaka uğrayıp alt açılımları öğrenerek eşyanın GTİP’ini öğreniriz. Bu durumda eşyanın GTİP’i; 1 nolu odadan aldığımız kitap ve sınıflandırmayı yaptığımız odalar sayesinde tespit edilmiş olur. (Örneğin 1,3 ve 6 nolu odalar) GENEL YORUM KURALI 1 Genel Yorum Kuralı 1, giriş niteliğindedir. Eşyanın tarifedeki yerinin tespitinde pozisyon metinleri ile ilgili Bölüm veya Fasıl notlarının göz önünde bulundurulacağını açıkça belirtir. Bununla birlikte bir uyarıda da bulunur. Bölüm, Fasıl ve Fasıl alt açılımlarına ait başlıkların, içerdikleri eşyayı mümkün olduğunca kısa ve öz şekilde tanımladığı ve bu başlıkların yol gösterici nitelikte olduğu belirtilir. Yani eşyayı sınıflandırmak için yalnızca bu başlıklara güvenmemelisiniz. Pozisyon metinlerini, bölüm ve fasıl notlarındaki hükümleri bir bütün olarak dikkate almalısınız. Bu yorum kuralıyla uluslararası ticarete konu eşyanın büyük bir kısmını sınıflandırabilirsiniz. Eğer sınıflandıramıyorsanız;  notlarda aksine bir hüküm yoksa eşyamız diğer yorum kurallarıyla ilgilidir. Bu nedenle; genel yorum kurallarını sırayla uygulamalısınız. GYK1’i açıklayabilmek için aşağıdaki fasılları ele alalım. BÖLÜM I CANLI HAYVANLAR; HAYVANSAL ÜRÜNLER Fasıl 1 Canlı hayvanlar Fasıl 3 Balıklar, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar ve suda yaşayan diğer omurgasız hayvanlar İlk bakışta eğer “canlı hayvanlar” adında bir fasıl varsa; canlı balığı 1. fasıla, cansız balıkları da 3. fasıla yerleştirmeyi düşünebilirsin. Sadece fasıl başlıklarını değerlendirdiğimizde; bu çok mantıksız bir düşünce değildir. Ancak 1. Fasıl Notlarında; 03.01, 03.06, 03.07 veya 03.08 pozisyonlarına giren balıklar ve kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar ve suda yaşayan diğer omurgasız hayvanların 1. Fasıla dahil olmayacağı belirtilir. Yani canlı balıkların, canlı hayvanlar fasılında sınıflandırılamayacağı, aksine 3. fasılda sınıflandırılacağı açıklanır. Ahşap eşyalar 44. fasıldadır ve ahşap bir mobilyayı bu fasılda sınıflandırmayı düşünebilirsiniz. Ancak 94. fasılın notlarında “ Tüm mobilyalar ve bunların aksam, parçalarının 94. fasılda sınıflandırılacağı belirtilir. Bu istisna örneklerin haricinde, çoğu durumda yol gösterici nitelikte olduğu belirtilen pozisyon metinleri sayesinde eşyamızı sınıflandıracağımız yeri bulmamız mümkündür. 8202 – EI testereleri; her tür testere ağızları (freze testereler ve dişsiz testere ağızları dahil) 8479 – Bu fasılın başka pozisyonlarında belirtilmeyen veya yer almayan kendine özgü bir fonksiyonu olan makinalar ve mekanik cihazlar 8546 – Her tür maddeden elektrik izolatörleri 9018 – Tıpta, cerrahide, dişçilikte ve veterinerlikte kullanılan alet ve ci – hazlar (sintigrafi cihazları, diğer elektromedikal cihazlar ve göz testine mahsus cihazlar dahil) Bunlar gibi binlerce örnek verilebilir. Yalnızca notların aksi bir hüküm içermemesine dikkat edilmelidir. GENEL

Read More

Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP)

Geçmişten  günümüze tarife cetvellerinden bahsettik. Şimdi Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonuna (GTİP) giriş yapabiliriz. GTİP, Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde kullanılan 12 rakamlı koda verilen isimdir. Bu kodun ilk 6 rakamı Dünya Gümrük Örgütüne üye tüm ülkelerce kullanılan ve Armonize sistem ile ilgili yazımda sürecini anlattığım Harmonized System-HS kodudur.  7-8’inci rakamları Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kullanılan Kombine Nomanklatür (Combined Nomenclature-CN) kodudur. (Yani 7 ve 8. rakamların eklenmesiyle oluşan ilk 8 haneli kodu, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı kapsamında Gümrük Birliğine dahil olduğumuz için tüm Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte kullanılmaktayız) GTİP’in 9-10’uncu rakamları farklı vergi uygulamalarımız nedeniyle açılan pozisyonları gösteren kodlar iken 11-12 inci rakamlar ise istatistik kodlarını göstermek için kullanılmaktadır. Dünya Gümrük Örgütü üyelerinde dolayısıyla uluslararası ticaretin tamamına yakınında kullanılan Armonize Sistem 21 Bölüm ve 96 fasıldan oluşur. İlk 2 rakama Fasıl, İlk 4 rakama Tarife Pozisyonu, İlk 6 rakama Tarife Alt Pozisyonu denir. Ülkemizce kullanılan tarife cetvelinde yer alan 12 rakama ise GTİP denir. Armonize Sistemi kullanan ülkelerce İlk 6 rakamı ortak olan farklı kodlar kullanılır. Yukarıda da bahsettiğim gibi Türkiye’de 12 rakamlı bir kod kullanılırken, diğer ülkeler kendi vergi uygulamaları ve istatistiki ihtiyaçları özelinde farklı kodlar belirlemiştir. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri 10 rakamlı (Harmonized Tariff Schedule-HTS) bir kod kullanırken; Avrupa Birliği ülkeleri 8 rakamlı; Çin, Güney Kore ve Kanada 10 rakamlı, Japonya 9 rakamlı bir kod kullanır. 21 Bölüm, 96 Fasıl Armonize Sistem 21 bölüme ayrılmıştır. Bu 21 bölümde toplam 96 fasıl yer alır. Ülkemizde her yılın sonunda, Cumhurbaşkanı Kararıyla, bir sonraki yıl uygulanacak “İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Gümrük Tarife Cetveli” Resmi Gazetede yayımlanır. Söz konusu Gümrük Tarife Cetvelinde tüm GTİP’lere ulaşmak mümkündür. Geniş çerçeveyi çizmeyi teminen; bölüm ve ilgili bölümlerde yer alan fasıllara aşağıda yer veriyorum. Bu noktada; dikkat edilmesi gereken şudur: Genel kural olarak Armonize sistem eşya üretim derecesine göre düzenlenir. Hammaddeler, işlenmemiş ürünler, yarı mamuller ve mamul ürünler… Daha basit bir ifadeyle; tarife cetveli genel olarak insan müdahalesi/ eşyanın gördüğü işlem derecesi ölçüsünde sınıflandırılır. İnsanın müdahalesi artıkça eşyanın tarifedeki yeri ilerler. (Bu durum bir kural değildir ancak sınıflandırmanın temel mantığının anlaşılması için önemlidir) Örneğin, canlı hayvanlar 1. Bölümde, hayvan postları ve derileri 41. Bölümde ve deri ayakkabılar 64. Bölümde yer almaktadır.. Şimdi bu mantığı aklınızda bulundurarak aşağıda yer alan bölümleri inceleyebilirsiniz. (I) Bölüm 1 – CANLI HAYVANLAR VE HAYVANSAL ÜRÜNLER (1-5. Fasıllar) 01 Canlı hayvanlar 02 Etler ve yenilen sakatat 03 Balıklar, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar ve suda yaşayan diğer omurgasız hayvanlar 04 Süt ürünleri; kuş ve kümes hayvanlarının yumurtaları; tabii bal; tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan yenilebilir hayvansal menşeli ürünler 05 Tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan hayvansal menşeli ürünler (II) BÖLÜM 2 – BİTKİSEL ÜRÜNLER (6-14. Fasıllar) 06 Canlı ağaçlar ve diğer bitkiler; yumrular, kökler ve benzerleri; kesme çiçekler ve süs yaprakları 07 Yenilen sebzeler ve bazı kök ve yumrular 08 Yenilen meyvalar ve yenilen sert kabuklu meyvalar; turunçgillerin ve kavunların ve karpuzların kabukları 09 Kahve, çay, paraguay çayı ve baharat 10 Hububat 11 Değirmencilik ürünleri; malt; nişasta; inülin; buğday gluteni 12 Yağlı tohum ve meyvalar; muhtelif tane, tohum ve meyvalar; sanayiide ve tıpta kullanılan bitkiler; saman ve kaba yem 13 Lak; sakız, reçine ve diğer bitkisel özsu ve hülasalar 14 Örülmeye elverişli bitkisel maddeler; tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan bitkisel ürünler (III) BÖLÜM 3 – HAYVANSAL VE BİTKİSEL KATI VE SIVI YAĞLAR VE BUNLARIN PARÇALANMA ÜRÜNLERİ; HAZIR YEMEKLİK KATI YAĞLAR; HAYVANSAL VE BİTKİSEL MUMLAR (15. Fasıl) 15 Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar ve bunların parçalanma ürünleri; hazır yemeklik katı yağlar; hayvansal ve bitkisel mumlar (IV) BÖLÜM 4 – GIDA SANAYİİ MÜSTAHZARLARI; MEŞRUBAT, ALKOLLÜ İÇKİLER VE SİRKE; TÜTÜN VEYA TÜTÜN YERİNE GEÇEN İŞLENMİŞ MADDELER (16-24. Fasıllar) 16 Et, balık, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar veya diğer su omurgasızlarının müstahzarları 17 Şeker ve şeker mamulleri 18 Kakao ve kakao müstahzarları 19 Hububat, un, nişasta veya süt müstahzarları; pastacılık ürünleri 20 Sebzeler, meyvalar, sert kabuklu meyvalar ve bitkilerin diğer kısımlarından elde edilen müstahzarlar 21 Yenilen çeşitli gıda müstahzarları 22 Meşrubat, alkollü içkiler ve sirke 23 Gıda sanayiinin kalıntı ve döküntüleri; hayvanlar için hazırlanmış kaba yemler 24 Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler (V) BÖLÜM 5 – MİNERAL MADDELER (25-27. Fasıllar) 25 Tuz; kükürt; topraklar ve taşlar; alçılar, kireçler ve çimento 26 Metal cevherleri, cüruf ve kül 27 Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler; bitümenli maddeler; mineral mumlar (VI) BÖLÜM 6 – KİMYA SANAYİİ VE BUNA BAĞLI SANAYİİ ÜRÜNLERİ (28-38. Fasıllar) 28 Anorganik kimyasallar; kıymetli metallerin, radyoaktif elementlerin; nadir toprak metallerinin ve izotoplarının organik veya anorganik bileşikleri 29 Organik kimyasal ürünler 30 Eczacılık ürünleri 31 Gübreler 32 Debagatte ve boyacılıkta kullanılan hülasalar; tanenler ve türevleri; boyalar, pigmentler ve diğer boyayıcı maddeler; müstahzar boyalar ve vernikler; macunlar; mürekkepler 33 Uçucu yağlar ve rezinoitler; parfümeri, kozmetik veya tuvalet müstahzarları 34 Sabunlar, yüzey-aktif organik maddeler, yıkama müstahzarları, yağlama müstahzarları, suni mumlar, müstahzar mumlar, temizleme veya bakım müstahzarları, ışık temini için kullanılan her türlü mumlar ve benzerleri, model yapmaya mahsus her türlü patlar,”dişçi mumları” ve alçı esaslı dişçilik müstahzarları 35 Albüminoid maddeler; değişikliğe uğramış nişasta esaslı ürünler; tutkallar; enzimler 36 Barut ve patlayıcı maddeler; pirotekni mamulleri; kibritler; piroforik alaşımlar; ateş alıcı maddeler 37 Fotoğrafçılıkta veya sinemacılıkta kullanılan eşya 38 Muhtelif kimyasal maddeler (VII) BÖLÜM 7 – PLASTİKLER VE MAMULLERİ; KAUÇUK VE MAMULLERİ (39-40. Fasıllar) 39 Plastikler ve mamulleri 40 Kauçuk ve kauçuktan eşya (VIII) BÖLÜM 8 – HAM POSTLAR VE DERİLER, KÖSELELER, POSTLAR, KÜRKLER VE BU MADDELERDEN MAMUL EŞYA; SARACİYE EŞYASI VE EYER VE KOŞUM TAKIMLARI; SEYAHAT EŞYASI, EL ÇANTALARI VE BENZERİ MAHFAZALAR; HAYVAN BAĞIRSAĞINDAN MAMUL EŞYA (İPEK BÖCEĞİ BAĞIRSAĞI HARİÇ) (41-43. Fasıllar) 41 Ham postlar, deriler (kürkler hariç) ve köseleler 42 Deri eşya; saraciye eşyası ve eyer ve koşum takımları; seyahat eşyası, el çantaları ve benzeri mahfazalar; hayvan bağırsağından mamul eşya (ipek böceği bağırsağı hariç) 43 Kürkler ve taklit kürkler; bunların mamulleri. (IX) BÖLÜM 9 – AĞAÇ VE AHŞAP EŞYA; ODUN KÖMÜRÜ; MANTAR VE MANTARDAN MAMUL EŞYA; HASIRDAN, SAZDAN VEYA ÖRÜLMEYE ELVERİŞLİ DİĞER MADDELERDEN MAMULLER; SEPETÇİ VE HASIRCI EŞYASI (44-46. Fasıllar) 44 Ağaç ve ahşap eşya; odun kömürü 45 Mantar ve mantardan eşya 46 Hasırdan, sazdan veya örülmeye elverişli diğer maddelerden mamuller;

Read More

Armonize Sistem Nedir? İvmelenen Getiriler Yasası ve Ticaretin Evrimi

Armonize Sistemi anlatmaya başlamadan önce, eşyaya ilişkin modern dönemin dinamiklerinden söz etmek gerekir. Geçmişten bugüne ticarete konu eşya çeşitliliği artış göstermiştir. Ancak sanayi devrimine kadar bu çeşitlilik, asırlar boyunca sınırlı sayıda kalmıştır. Sanayi devrimi sonrasında, özellikle malzeme bilimindeki gelişmeler, uluslararası ticaretin kapsamını genişletmiş ve eşya çeşitliliği yükselen bir ivme ile artmıştır. İvmelenen Getiriler Yasası Nedir? Peki eşya çeşitliliği neden yükselen bir ivme ile artar? Yazar ve bilim insanı Ray Kurzweil “İvmelenen Getiriler Yasası” adını verdiği teorisi; teknolojik ilerlemenin doğasını anlamak için güçlü bir çerçeve sunar. Ona göre teknolojik ilerleme doğrusal değil, üstel bir biçimde gerçekleşir. Çünkü her yeni buluş, bir öncekine dayanır ve bir sonrakini teşvik eder. Bu da gelişimin zaman içinde hız kazanmasına neden olur. İnsanlık tarihinin erken dönemleri ile günümüzü kıyasladığımızda bu durumu çok net görürüz. Erken dönemlerde yeniliklerin birbirini takip etmesi binlerce yıl almıştır. Örneğin, taş aletlerin geliştirilmesi ve tarımın başlaması arasında büyük bir zaman boşluğu varken, son yüzyıllarda bu süreç oldukça kısalmıştır. Ayrıca Kurzweil’e göre teknolojiler geliştikçe maliyetler ve dolayısıyla fiyatlar da düşmektedir. Böylece daha fazla kişi bu teknolojilere erişebilir hale gelir ve bu da inovasyonu artırır. Örneğin, geçmişte yapay zeka çalışmaları için yüksek donanım maliyetleri gerekiyordu. Ancak bugün bulut bilişim çözümleri sayesinde çok daha geniş bir kitle bu alanda çalışabiliyor. Bu da yapay zekanın daha hızlı gelişmesini sağlıyor. Moore Yasası ve Transistör Devrimi Kurzweil’e göre; her yeni teknolojik yenilik, bir öncekine dayanır ve bir sonrakini geliştirir demiştik. Kurzweil’in bu görüşünü destekleyen bir diğer teori de Intel şirketinin kurucularından olan Gordon Moore tarafından ortaya atılmıştır. 1965 yılında yayınlanan makalesinde Moore, entegre devrelerdeki transistör sayısının iki yılda bir iki katına çıkacağını öngörmüştür. Bu öngörü, günümüzde “Moore Yasası” olarak bilinir. Transistörleri 8541 Tarife Pozisyonunu anlatırken detaylıca anlatacağım ama kısaca özetlemem gerekirse; transistörler, vakum tüplerinin yerini alarak modern elektronik aletlerin temel bileşeni konumuna gelmiştir ve insanlık tarihinin en önemli icatlarındandır. Elektronik bir devreye bağlanarak elektrik sinyallerini yükseltmek veya değiştirmek için kullanılan yarı iletken bir cihazdır. Bir mikroişlemcinin performans ve enerji verimliliği, üzerindeki transistör miktarı ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle teknolojik ilerlemeyi, transistör sayısı üzerinden okumak yanlış bir değerlendirme olmayacaktır. 1971 yılında üretime başlanan ilk ticari mikroişlemci intel 4004’te, 2250 transistör bulunuyordu. Bu teknolojinin gelişim seviyesi için çarpıcı bir örnektir çünkü Apple’ın 2022 yılında tanıttığı M1 ultra mikroişlemcisinde 114 milyar transistöre sahiptir. Bu ilerleme, yalnızca 50 yılda gerçekleşmiştir. Ortak Tarife Cetveli Neden Gerekliydi? Teknolojik ilerleme, eşya çeşitliliğini artırarak uluslararası ticareti daha karmaşık hale getirdi. Bu karmaşıklığı yönetmek ve ülkelerin ortak ticaret politikalarını eşgüdüm içinde sürdürebilmesini sağlamak için standartlara ihtiyaç duyuldu. Bu nedenle her ülkenin ortak bir tarife cetveli kullanması ve her eşyanın tüm ülkelerde aynı şekilde tanımlanması gerekti. Aynı zamanda bu sistem, resmi istatistiklerin karşılaştırılmasını da sağlayacaktır. Modern Çağlarda Gümrük Tarifelerinin Tarihsel Gelişimi “Antik çağlarda gümrük vergisi ve tarife cetvelleri” adlı yazımda da değindiğim Palmira Gümrük Tarifesinde  ve 18. yüzyıldan önce oluşturulan hemen hemen tüm sınıflandırmalar alfabetikti. 19. yüzyılda bazı ülkeler sistematik sınıflandırmaya dayalı bir isimlendirmeye geçti. Örneğin 1822 Fransız Gümrük Tarifesi, malları esas olarak doğalarına göre gruplandırdı (canlı hayvanlar, unlar, taş, toprak ve diğer mineraller, vb.). Böylece daha sonra geliştirilen uluslararası Gümrük Tarifesi isimlendirmesinin temeli atılmış oldu. 1853-1876 yıllarında gerçekleştirilen Uluslararası İstatistik Kongrelerinde uluslararası bir tarifenin gerekliliği üzerinde duruldu. Böylece ortak tarife kapsamındaki istatistiki verilerden, bir çok uluslararası kurum yararlanabilecekti. Cenevre ve Brüksel Nomanklatürleri 1931 yılında; Milletler Cemiyeti tarafından uluslararası nitelikteki ilk eşya sınıflandırması “Cenevre Nomanklatürü” adıyla hazırlandı. İkinci dünya savaşının ardından ise; 26 Ocak 1952 yılında kurulan Gümrük İşbirliği Konseyince, Brüksel’de yapılan görüşmelerin ardından “Brüksel Nomanklatürü” uygulanmaya başladı. Bu sınıflandırmanın, ülkelerin ticaret politikaları ve uluslararası ticaretin ihtiyaçlarını yeterince karşılayamaması nedeniyle; Gümrük İşbirliği konseyi 1970 yılında tekrar çalışmalara başladı. Uluslararası ticaretin tüm paydaşlarının çıkarları da gözetilerek; uluslararası örgütlerin de bu çalışmalara katılımı sağlandı. Armonize Sistem Nomanklatürü Nihayetinde 1988 yılında Uyumlu Emtia Tanımlama ve Kodlama Sistemi (Uyumlu Sistem – HS ) ya da “Armonize Sistem Nomanklatürü” adıyla anılan ve şu anda yürürlükte olan tarife cetveli uygulanmaya başlandı. Gümrük İşbirliği Konseyinin 1994 yılında “Dünya Gümrük Örgütü” adını almasının ardından; “Armonize Sistem Nomanklatürü” çeşitli yıllarda yürürlüğe giren revizyonlar ile güncelliğini korudu. Örneğin ilk Armonize sistem yazıya dökülürken kullanılan ve 8469 Tarife Pozisyonunda sınıflandırılan daktilo zamana yenik düştü. Bu eşyanın uluslararası ticarette yerinin kalmaması nedeniyle 2017 yılında özel olarak (ismen) sınıflandırılmasından vazgeçildi. Ancak geçmişi hemen hemen daktilolar kadar eskiye uzanan pikaplar, nostalji tutkunu tüketiciler sayesinde ticarette kendine yer bulabilmeye devam etti. Bu nedenle; Pikaplar halen 8519.30 tarife alt pozisyonunda ismen sınıflandırılıyor. Armonize Sistem Ne İşe Yarar? Armonize sistem zamana ayak uydurarak değişen ve güncellenen bir sistemdir. Gelişen dünyada eşyanın ve ticaretin evrimini tam anlamıyla öngörmek olanaksızdır. Önemli olan bu değişime kolaylıkla karşılık verebilen esnek bir tarife cetvelinin mevcudiyetidir. Armonize Sistem sayesinde: •Uluslararası ticarette malların tanımı ve sınıflandırılması standarda kavuşur. •Ticaret belgeleri, istatistiksel veriler ve gümrük işlemleri kolaylaşır. •Dahili vergiler, menşe kuralları, kota kontrolleri gibi alanlarda ortak referans sistemi oluşur. Şu anda Uyumlaştırılmış Emtia Tanımlama ve Kodlama Sistemi Sözleşmesinin 155 Akit Tarafı bulunmaktadır. Dünya çapında ise 200’den fazla ülkede, çoğunlukla ulusal gümrük tarifelerini belirlemek ve istatistiki verileri toplamak için uygulanmaktadır. Kaynakça Kurzweil Ray, İnsanlık 2.0 Alfa Yayınları, 2019 World Custom Organisation, 30 years of HS, 2025, https://www.wcoomd.org/en/topics/nomenclature/activities-and-programmes/30-years-of-hs.aspx The Law of Accelerating Returns, https://www.writingsbyraykurzweil.com/the-law-of-accelerating-returns, 2025 Hindsdal Jørn, An HS expert shares some personal reflections, https://mag.wcoomd.org/magazine/wco-news-86/an-hs-expert-shares-some-personal-reflections/, 2025 Transistor count, https://en.wikipedia.org/wiki/Transistor_count, 2025 Kaku Michio, Geleceğin Fiziği, ODTÜ Yayıncılık, 2014 What is the Harmonized System (HS), https://www.wcoomd.org/en/topics/nomenclature/overview/what-is-the-harmonized-system.aspx, 2025 Mikuriya Kunio, The Harmonized System, 30 years old and still going strong, https://mag.wcoomd.org/magazine/wco-news-86/the-harmonized-system-30-years-old-and-still-going-strong, 2025

Read More

Antik Çağlardan Günümüze Gümrük Vergileri: Arthaşastra ve Palmira Tarifesi

Vergi, antik çağlardan bu yana hayatımızda yer alan bir kavramdır. Asırlar önce savaşların giderleriyle tapınak ve piramitlerin inşasından doğan harcamalar, halktan toplanan vergilerle karşılanırdı. Sümerler’de, Bala Sistemi ile eyaletlerden zenginlik kaynaklarına göre tahıl, hayvancılık ya da iş gücü toplanırdı. Antik Mısır’da ise Nilometre adı verilen kuyular yardımıyla Nil Nehri’nin su seviyesi ölçülerek öngörülen hasada göre vergi oranı belirlenirdi. Devletin yönetim yapısı değişse de vergi politikaları her dönemde uygulanmaya devam etti. Günümüzde Verginin Rolü ve Kamu Harcamalarıyla İlişkisi Günümüzde vergiler, kamu harcamalarının temel finansman kaynağıdır. Toplam vergi gelirlerinin kayda değer bir kısmını ise gümrük vergileri oluşturur. 2024 yılında tahsil edilen yaklaşık 7 milyar 300 milyon TL verginin, beşte birinden fazlası uluslararası ticaret ve muamelelerden alınmıştır. Antik Çağda Gümrük Vergileri: Arthaşastra Örneği Gümrük vergilerine verilen önem, antik çağlarda da farklı değildir. Niccolo Machiavelli’nin Prens adlı eserinden asırlar önce, yaklaşık 2400 yıl önce Antik Hindistan’da Kautilya tarafından Arthaşastra kaleme alınmıştır. Bu eser, bir imparatorun izlemesi gereken politikaları çok yönlü biçimde ele alır. Kautilya, hazineyi boş bırakan bir kralın halkını ve ülkesini yoksullaştıracağını vurgular. Aynı şekilde, halkından haksız taleplerde bulunan bir kralın da bağlılık kaybedeceğini belirtir. Gümrük politikalarına da bu bağlamda büyük önem verir. O dönemdeki gümrük işlemlerine ilişkin uygulamaların, günümüzdekilerle benzerliği ise oldukça ilgi çekicidir. Arthaşastra’ya Göre Gümrük Mevzuatı ve Kaçakçılık Cezaları Kral idaresini yürütmek için gümrük müdürünün de aralarında bulunduğu bazı denetçiler atamalıdır. Gümrük Müdürü, şehrin büyük kapısının yakınına gümrük binasını kuracak ve bayrağını kuzeye veya güneye bakacak şekilde dikecektir. Tüccarlar mallarıyla gümrük kapısına vardıklarında, dört veya beş gümrük memuru tüccarların kim olduğunu, nereden geldiklerini, ne kadar mal getirdiklerini ve malların üzerine ilk defa mühür işaretinin nerede yapıldığını not edecektir. Malları mühür damgasıyla damgalanmamış olanlar, geçiş ücretinin iki katını; sahte mühür için geçiş ücretinin sekiz katını ödeyecektir. Mallar, gümrük evinin bayrağının yanına konulduğunda tüccarlar, malın miktarını ve fiyatını bildirmekle yükümlüdür. Ardından, üç kez “Bu miktardaki malı bu fiyata kim satın alacak?” diye bağırılır ve belirtilen fiyattan talep edenlere mal teslim edilir. Eğer birden fazla alıcı olması nedeniyle satış fiyat artarsa, artırılmış fiyat miktarı, malın geçiş ücretine eklenerek kralın hazinesine aktarılır. Ağır bir geçiş ücreti ödemek zorunda kalma korkusuyla mal miktarı veya fiyatı düşürülürse, fazlalık kral tarafından alınır veya tüccarlar geçiş ücretinin sekiz katını ödemek zorunda bırakılır. Çuvallara konan malın fiyatı, numune olarak düşük kalitede bir mal gösterilerek düşürüldüğünde veya değerli bir mal düşük kalitede bir tabaka ile örtüldüğünde de aynı ceza uygulanır. (5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3. Maddesinin İkinci Fıkrası: Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır) Geçiş ücretini ödemeden gişe bayrağının ötesine geçen esnafa, geçiş ücretinin sekiz katı tutarında para cezası verilir. (Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3. Maddesinin Birinci fıkrası: Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır) Evlilik için kullanılan veya bir gelinin ebeveynlerinin evinden kocasının evine götürdüğü veya kurban kesme, kadınların doğumu, tanrılara tapınma, kutsal iplik takma, inek armağanı, herhangi bir dini tören, kutsama töreni ve diğer özel törenler için alınan mallar gümrük vergisinden muaftır. (2009/15481 sayılı Kararın 50. Maddesi: Yerleşim yeri Türkiye’de olan bir Türk vatandaşı ile evlenerek veya evlenmek üzere yerleşim yerini yabancı bir ülkeden Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden kişilere ait çeyiz eşyasına muafiyet tanınır) Gümrük vergisi ödenmemiş bir malın bir kısmını gümrük vergisi ödenmiş olanla birlikte kaçıranlar ve bir geçişte ikinci bir mal kısmını kaçırmak amacıyla torbayı açtıktan sonra damgalı malla birlikte koyanlar, kaçırdıkları miktarı kaybederler ve kaçırdıkları miktara eşit miktarda para cezası öderler. İnek pisliği üzerine yalan yere yemin ederek mal kaçakçılığı yapan kişi en ağır para cezasına çarptırılır. (O tarihlerde bu fiilin cezasının bu denli ağır olmasına şaşmamak gerek. İbadet ve ritüellerde kullanılan inek gübresi, bir çok Hindu metinde yer almakta olup saflık ve arınmışlıkla ilişkilendirilmektedir. Mahabharata efsanesine göre; Refah Tanrıçası Lakshmi, saf ve günahsız olmaları nedeniyle ineklerden bedenlerinde yaşamasına izin vermelerini ister. İnekler bu teklifi reddeder, Lakshmi ise onlara yalvararak bedenlerinin en hor görülen yerinde yaşamayı kabul eder. Daha sonra inekler onun dışkılarında ve idrarlarında yaşamasına izin verir) Bir kişi silahlar, zırhlar, metaller, arabalar, değerli taşlar, tahıllar ve sığırlar gibi yasaklanmış maddeleri ihraç ettiğinde, yalnızca başka yerlerde belirtilen şekilde cezalandırılmakla kalmayacak, aynı zamanda mallarını da kaybetmesi sağlanacaktır. Bunlardan herhangi biri içeri getirilirse ise satışı şehir kapısının dışında gümrüksüz olarak gerçekleştirilecektir.(Gümrük Kanunun 235/2-a Maddesi; Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir) Tüccar kılığında bir casus, malların miktarı ve kalitesi hakkında elde ettiği bilgiyle krala bilgi vermelidir. Kral bu bilgiyi aldıktan sonra, kralın her şeyi bilen gücünü göstermek amacıyla bunları gümrük müdürüne iletecektir. Gümrük Müdürü, bunu tüccarlara duyururacak; hiçbir şeyin Kral’dan saklanamayacağını ve elde edilen bu bilginin kralın her şeyi bilen gücü sayesinde olduğunu söyleyecektir. Düşük kaliteli mallar saklanmışsa; gümrük vergisinin sekiz katı alınacaktır; üstün kaliteli mallar saklanmışsa bunlar tamamen müsadere edilecektir. Ülkeye zarar veren veya yararsız olan her şey dışarıda bırakılacak; büyük yararı olan her şey ve kolayca elde edilemeyen tohumlar ise gümrüksüz olarak içeri alınacaktır. Çiçek, meyve, sebze kökleri, soğanlı kökler, tohumlar, kurutulmuş balık ve kurutulmuş etten, gümrük memuru 1/6 oranında vergi alacaktır. Deniz kabukları, elmaslar, değerli taşlar, inciler, mercanlar ve kolyeler söz konusu olduğunda, bu tür maddelerin üretim zamanı, maliyeti ve bitişi konusunda bilgi sahibi olan uzmanlar, geçiş ücretinin miktarını belirleyecektir. (Bir bakıma İhtisas gümrüğü uygulaması) Netelo, CC BY-SA 4.0 , via Wikimedia Commons Palmira Tarifesi Nedir? Roma Dönemi Gümrük Sistemi Üzerine Antik Yunan ve Mısır’da gümrük vergileri her türlü mala tek oranla uygulanırken, gümrük tarifesi sistemi Roma İmparatorluğu döneminde tam anlamıyla hayata geçirilmiştir. Yaklaşık 2000 yıl önce, şu an Suriye sınırları içerisinde yer alan Palmira kentindeki Roma senatörleri, farklı malların farklı vergi oranlarıyla listelendiği ve “Palmira Tarifesi” olarak bilinen bir Gümrük Tarifesi sistemini uyguladılar. Tarife cetvelinin de yer aldığı yapıt günümüzde Saint Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’nde sergilenmektedir. İlgili müzede Palmira Tarifesi şu şekilde anlatılmaktadır: “Palmira Tarifesi, İmparator Hadrian (MS 137) zamanından kalma ve belirli mal türlerinin ithalat

Read More
Umut Yiğit Gümrük Muayene Memuru 7

Umut Yiğit

uyigit