Polimerler

Amazon’un derinliklerinde, ağaçlardan akan süt beyazı bir sıvı, yerlilerin hayatında büyük bir yer tutuyordu. Bu ağaçlara Hevea brasiliensis, yani kauçuk ağaçları deniyordu. Yerli halk bu kıvamlı sıvıyı, yani doğal lateksi, kaplarını su geçirmez hale getirmek için kullanıyor, hatta top yaparak oyunlar oynuyordu. Lateks, Avrupalı kaşiflerin dikkatini çektiğinde 15. yüzyılın sonlarıydı.

Avrupa’ya taşınan bu sıvıya “kauçuk” (İngilizce “rubber”) adı verildi çünkü kalemle yazılan yazıları silebiliyordu. Ancak doğal kauçuğun büyük bir sorunu vardı: Soğukta sertleşiyor, sıcakta ise eriyip yapış yapış oluyordu. Yani istikrarsız, güvenilmez bir maddeydi. Yağmurluk yapmaya kalksanız sıcak bir günde üzerinize yapışıyor, soğukta ise kırılacak kadar sertleşiyordu.

İşte tam burada Charles Goodyear adında bir adam hikayeye dahil oldu. (Ölümünden yıllar sonra kurulan ünlü Lastik üreticisi firmanın isim babası da kendisidir) Goodyear, 1830’larda Amerikan sanayisinin yükselişe geçtiği bir dönemde, kauçuğun potansiyelini fark etti. Günlerini kauçukla uğraşarak, farklı kimyasallar deneyerek geçirdi. Ve rivayet odur ki; 1839 yılında çalışmalarında kullandığı kükürt karışmış bir kauçuk parçasını yanlışlıkla sıcak bir sobanın üstüne düşürdü. Normalde eriyip yapış yapış hale gelmesi gerekirken, bu parça esnekliğini koruyarak sertleşti. Goodyear, kauçuğun ısı ve kükürt yardımıyla kalıcı olarak dayanıklı hâle geldiğini fark etti. Biz Goodyear’ın yanlışlıkla gerçekleştirdiği bu işleme günümüzde “vulkanizasyon” diyoruz.  

Vulkanizasyon, kauçuk moleküllerinin arasına kükürt atomlarının köprüler kurmasını sağlar. Bu köprüler sayesinde polimer zincirleri artık rastgele kaymaz, belirli bir düzende hareket eder. Böylece madde hem esnek kalır hem de sıcak-soğuk değişimlerine dayanıklı hale gelir.

Goodyear’ın bu keşfi, modern kauçuk endüstrisinin temelini attı. Ancak Goodyear ne yaptığını tam anlamıyla kimyasal terimlerle açıklayamadı çünkü yaşadığı dönemde “polimer” kavramı henüz doğmamıştı. Oysa bugün biliyoruz ki, doğal ya da sentetik kauçuklar aslında polimerlerdir. Doğal kauçuk, “izopren” adlı küçük moleküllerin uzun zincirler halinde birbirine bağlanmasıyla oluşur. Goodyear’ın yaptığı şey ise, bu zincirler arasında kalıcı köprüler kurarak maddeye dayanıklılık kazandırmaktı.

Polimerler, çok sayıda küçük ve benzer yapıdaki moleküllerin (monomerlerin) kimyasal bağlar ile bir araya gelip binlerce kez tekrarlanarak oluşturduğu büyük ve karmaşık moleküllerdir. Doğada kendiliğinden oluşabileceği gibi laboratuvar ortamında da üretilebilir ve günlük yaşamımızda sıkça karşılaştığımız birçok eşyanın temelini oluşturur. Örneğin kullandığınız ürünlerin ambalajlarına bakın. Çoğunda geri dönüşüm süreçlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için aşağıdaki görselde yer alan işaretlerden birini göreceksiniz. 

Polimerlerin farklı şekillerde sınıflandırmak mümkün ancak biz yazımızda Doğal polimerler ve Sentetik polimerler olarak ele alacağız.

DOĞAL POLİMERLER

Doğal polimerler, doğada bulunan ve canlı organizmalar tarafından üretilen büyük moleküllerdir. Bu polimerler, bitkilerden, hayvanlardan veya mikroorganizmalardan elde edilebilir. Bazı önemli doğal polimerler şunlar:

Selüloz: Bitkilerin hücre duvarlarında bulunan ve bitkilere yapı kazandıran bir polisakkarittir. Pamuk ve kağıt gibi ürünlerin ana bileşenidir.

Nişasta: Bitkilerde enerji depolamak için kullanılan bir polisakkarittir. Patates, mısır ve buğday gibi gıdalarda bol miktarda bulunur.

Proteinler: Amino asitlerin birleşmesiyle oluşan ve canlıların yapısal ve işlevsel bileşenlerini oluşturan polimerlerdir. Örneğin, kaslarımızdaki aktin ve miyozin proteinlerdir.

DNA ve RNA: Nükleotid adı verilen birimlerin birleşmesiyle oluşan ve genetik bilgiyi taşıyan nükleik asitlerdir. Tüm canlıların kalıtım materyalini oluştururlar.

Doğal Kauçuk: Yukarıda da anlattığım gibi Kauçuk ağaçlarının sütümsü özsuyundan elde edilen ve esnek yapısıyla bilinen bir polimerdir. Lastik üretiminde kullanılır.

İpek ve Yün: Hayvanlardan elde edilen protein bazlı liflerdir. İpek böceklerinden elde edilen ipek ve koyunlardan elde edilen yün, tekstil endüstrisinde yaygın olarak kullanılır.

SENTETİK POLİMERLER

Yapay polimerler, laboratuvar ortamında kimyasal yöntemlerle üretilen polimerlerdir. Genellikle petrol türevlerinden elde edilen monomerlerin birleştirilmesiyle oluşturulurlar. Günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız birçok ürün, yapay polimerlerden üretilmiştir. Bazı önemli sentetik polimerler ise şunlardır:

Polietilen (PE): Plastik poşetler, şişeler ve ambalaj malzemelerinde kullanılan esnek ve dayanıklı bir polimerdir.

Polipropilen (PP): Otomotiv parçaları, ev eşyaları ve tekstil ürünlerinde kullanılan ısıya dayanıklı bir polimerdir.

Polivinil Klorür (PVC): Su boruları, pencere çerçeveleri ve zemin kaplamalarında kullanılan sert ve dayanıklı bir plastiktir.

Naylon: Tekstil endüstrisinde sıkça kullanılan, güçlü ve esnek bir sentetik liftir. Çorap, halat ve paraşüt yapımında kullanılır.

Polistiren (PS): Tek kullanımlık tabak, bardak ve ambalaj köpüğü üretiminde kullanılan hafif bir polimerdir.

Teflon (PTFE): Yapışmaz tava kaplamalarında ve elektrik yalıtım malzemelerinde kullanılan ısıya ve kimyasallara dayanıklı bir polimerdir.

Polimerlerin çok sayıda aynı ya da farklı monomerin kimyasal bağ ile birleşmesiyle oluştuğunu söylemiştik. Monomerlerin, bir dizi ardışık reaksiyon neticesinde zincire benzer bir yapı oluşturduğu işlem polimerizasyon olarak adlandırılır. (-Poli, Yunanca çok) Eğer bir polimer aynı tür monomerlerden oluşuyorsa homopolimer olarak adlandırılırken, iki ya da daha fazla monomerden oluşuyorsa kopolimer olarak adlandırılır. Örneğin Etilen monomeri bir araya gelip tekrarlanarak polietilen olur. Dolayısıyla polietilen bir homopolimerdir. Vinil Klorür monomerinin polimerizasyonu ile Polivinil Klörür (PVC) elde edilir. PVC de bir homopolimerdir. Stiren ve butadien monomerleriyle oluşan SBR (Sentetik Kaçuk – otomobil lastikleri) ise bir kopolimerdir. Aynı şekilde Naylon da ( Hekzametilendiamin + Adipik asit) bir kopolimer olarak adlandırılır. Gümrük Tarife Cetvelinde Kopolimer terimi şu şekilde tanımlanır:

“Kopolimer, hiçbir tek monomer ünitesinin toplam polimer miktarı içinde ağırlık itibariyle % 95 ya da daha fazla olmadığı polimerlerdir.”

39. Fasılda yer alan kopolimerlerin sınıflandırılmasında, baskın olan monomerlerin hangi pozisyonda yer aldığı önemlidir. Oran olarak fazla olan monomer ünitesi, kopolimerin nerede sınıflandırılacağını belirler.

% 55 vinil klorür monomer ünitesi içeren bir vinil klorür asetat kopolimeri 39.04 pozisyonunda, fakat % 55 vinil asetat monomer ünitesi içeren hali 39.05 pozisyonunda yer alır. Benzer olarak, % 45 etilen, % 35 propilen ve % 20 isobutilen monomer ünitesinden müteşekkil bir kopolimer 39.02 pozisyonunda sınıflandırılır, çünkü 39.02 pozisyonunda yer alan propilen ve isobutilen monomer üniteleri, kopolimerin % 55 ini oluştururlar ve birlikte mütalaa edildiklerinde, etilen monomer ünitesine üstün gelirler.”

POLİMER ZİNCİRLERİ / MOLEKÜLER ZİNCİR

Yukarıda bahsettiğim ve “Moleküler zincir/ Polimer zinciri” olarak adlandırılan zincirdeki kimyasal bağlar, polimerin özelliklerinde belirleyicidir. Polimerler, birbirlerine güçlü kimyasal bağlar ile bağlanan monomerlerin oluşturduğu zincirler ve bu zincirlerin birbiriyle zayıf Van der Waals bağları ile etkileşime girmesiyle oluşur. Güçlü kimyasal bağları ele alırken; monomerlerdeki fonksiyonel gruplardan bahsetmek gerekecektir. Moleküllerin bir zincir oluşturabilmesi için bağlanma noktaları içermesi gerekir. Bu noktada fonksiyonel gruplar devreye girer. Bir fonksiyonel grubun atomları birbirine ve bileşiğin geri kalanına kovalent bağlarla bağlıdır ve polimerizasyon reaksiyonları, genellikle fonksiyonel gruplar aracılığıyla başlatılır. Bu şekilde polimerin sertlik, esneklik, kimyasal dayanımı ve işlenme yeteneği gibi özellikleri belirlenir.

Ayrıca polimerlerin ait olduğu sınıflandırma da içerdiği bu fonksiyonel gruba göre belirlenir. Örneğin;

– Ester fonksiyon grubunu içeren polimerler, polyester ailesinde yer alır. (PET-Polietilen Tereftalat)

– Amin grubunu içeren polimerler, poliamid olarak adlandırılır. (Örneğin Naylon)

– Eter grubunu içeren polimerler, polieter olarak adlandırılır.

Bu anlattıklarımdan sonra; 39. Fasıl Notlarını inceleyelim:

“Polimerizasyon terimi geniş anlamda aşağıda açıklaması yapılan temel reaksiyonların tiplerini içerir:

(1) Katılma polimerizasyonu. Bunlar, tek moleküllerin birbirleri ile, su veya herhangi bir yan ürün çıkışı olmadan, doymamış bir etilen molekülünün diğer herhangi bir molekülle reaksiyona girmesiyle oluşan ve sadece karbon-karbon bağlarının bulunduğu bir polimer zincirinin oluşturduğu polimerizasyondur. Örneğin, etilen ve vinil asetattan etilen-vinilasetat kopolimeri veya etilenden polietilenin elde edilmesi gibi. Bu tip polimerizasyona bazen basit polimerizasyon veya kopolimerizasyonda denilir.

(2) Yeniden düzenlenen polimerizasyon. Bunlar, oksijen, azot ve kükürt gibi atomları içeren fonksiyonel gruplara sahip moleküller; su veya herhangi bir yan ürün çıkışı olmaksızın, birbirleriyle, moleküller içinde meydana gelen yeniden düzenlemeler ve katılmalar yoluyla reaksiyona girerek, monomer birimleri eter, amid, üretan veya diğer bağlantıların bulunduğu bir polimer zincirini oluştururlar. Bu polimerizasyona örnek olarak formaldehitlerden polioksimetilen (poliformaldehit), kaprolaktam’dan poliamid-6’nın veya bir poliol ve bir di-izosiyanattan poliüretanların elde edilmesi verebilir. Bu tip polimerizasyona poliadisyon (polikatılma) denir.

(3) Kondensasyon polimerizasyon. Bunlar, oksijen, kükürt, azot gibi atomların içerildiği fonksiyonal gruplara sahip moleküller, su veya diğer yan ürünleri açığa çıkararak, birbirleri üzerine olan etkisi ile reaksiyona girip, monomer birimlerinin eter, ester, amid veya diğer bağların bulunduğu bir polimer zincirini oluşturur. Bu tür polimerizasyona örnek olarak, hekzametilen diamid ve adipik asitten poliamid-6, 6 veya etilen glikol ve tereftalik asitten poli (etilen tereftalat)ın elde edilmesi verilebilir. Bu tür polimerizasyona kondansasyon veya polikondansasyon da denir.”

Polimer zincirlerine tekrar geri dönelim. Bu zincirler monomerlerin birbiriyle etkileşimine bağlı olarak farklı şekilde olabilir. Bu şekiller; doğrusal(lineer), dallanmış veya çapraz yapıdır. Çapraz yapısı fazla olan polimerlere ağ yapılı polimerler denir. Bir polimerin amorf (şekilsiz, düzensiz) ya da kristal (düzenli) yapıda olup olmadığını belirleyen temel etken de işte bu polimer zincirinin şeklidir. 

Zincir ne kadar düzenli ve basit yapıdaysa; kristal yapı oluşma ihtimali o kadar yüksektir. (Elmas sadece karbon atomlarından oluşur ve bu karbon atomları çok düzenli ve güçlü bir şekilde birbirine bağlanarak sıralanmıştır. Elmas bu nedenle en sert maddelerin başında gelir. Kurşun kalem ucunda kullanılan Grafit de yalnızca karbon içermesine rağmen atomları Elmas gibi düzenli ve güçlü bağlanmamıştır. Bu yüzden yumuşaktır. Bu noktada belirtilmelidir ki; yalnızca atomların düzenli olması maddenin sertliğini sağlamaz. Atomlar arası kurulan bağın da kuvvetli olması gerekir)

Zincirin yapısının dağınık ve düzensiz olması halinde ise amorf bir yapı oluşacaktır. Amorf yapı, yumuşak ve esnektir. Belirli bir erime noktasına sahip değildir. Amorf haldeki katı madde ısıtıldığında yumuşamaya başlar ve bu sıcaklığa “camsı geçiş sıcaklığı” denir. (Polimerler dışındaki en bilindik örneği camdır)

Dolayısıyla polimerlerin sahip olduğu özelliklerinin altında yatan şey sahip olduğu zincir yapısıdır. Doğrusal ya da dallanmış zincirlere sahip bir polimer eritilebilir veya uygun çözücülerde çözünebilir. Çapraz yapısı fazla olan ağ yapılı bir polimerin eritilmesi ya da çözünmesi ise olası değildir. Bu gibi zincir biçimleri ve bağların kuvvetinden kaynaklanan özelliklere göre polimerler kendi içlerinde termoplastikler, elastomerler ve termosetler olarak ayrılır.

TERMOPLASTİKLER, ELASTOMERLER, TERMOSETLER

TERMOPLASTİK

Termoplastikler, günlük hayatta plastik olarak adlandırdığımız sentetik polimerlerdendir. Eski Yunanca -plasso (biçimlendirmek, kalıba dökmek) fiilinden türemiştir. Doğrusal ya da dallanmış zincirlerden oluşur. Bu zincirler arasındaki bağ zayıftır. Bu nedenle her türlü dış etkenden etkilenebilir. Örneğin ısı ile eritilebilir ve kimyasallara karşı zayıflardır. Ancak sonrasında eski haline döndürülebilirler çünkü erirken ve tekrar katılaşırken yapıları bozulmaz.

Termoplastiğe ilişkin bu bilgiden sonra; Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesi 39. Fasıl notlarında Plastiğin nasıl tanımlandığına bakalım.

Tarifenin neresinde geçerse geçsin "plastik" tabirinden, dış etkiler altında (genellikle sıcaklık ve basınç, gerekirse, çözücü veya plastifiyan bir maddeyle) kalıplama, kalıba dökme, çekme, haddeden geçirme veya diğer işlemlerle ya polimerizasyon anında veya daha sonraki safhada şekil alabilen ve dış etkiler kalktığında şeklini koruyabilen, 39.01 ila 39.14 pozisyonlarındaki maddeler anlaşılır.

ELASTOMER

Elastomerler, genellikle hafif çapraz bağlı yapılardır. En önemli örneği, kauçuk olarak bildiğimiz polimerlerdir. Moleküler zinciri esnektir ve az orandaki çapraz yapısı nedeniyle, çekildiğinde yüksek oranda uzayabilir ve ardından eski haline dönebilirler. Bu nedenle “elastik polimer” anlamında elastomer olarak adlandırılırlar. Moleküler zincirindeki çapraz yapısı nedeniyle, orta seviyede ısı ve kimyasal dayanımı vardır.  Termoplastiklerin aksine ısı ile eritilmez ve yeniden şekillendirilemezler. Güçlü dış etkenler erimesine değil bozulmasına neden olur. Günümüzde Devulkanizasyon adı verilen ve vulkanize kauçukta yer alan kükürtün oluşturduğu çapraz bağları, monomerlere zarar vermeden koparma işlemi bulunmaktadır. Ancak bu işlem çok kısıtlı ölçekte gerçekleştirilebilmektedir. Termoplastiklerde olduğu gibi verimli bir geri dönüşümden bahsetmek mümkün değildir. Aslında elastomerlerin çoğu aşağıda anlatacağım termosetlerin özelliklerini taşır. Bazıları da termoplastik özellikler taşır. Bu bakımdan kendi arasında da; Termoplasik Elastomer ve Termoset Elastomer olarak ayrılırlar.

Elastomerlere ilişkin bu bilgiden sonra, 40. Fasıl Notlarında Sentetik Kauçuğun nasıl tanımlandığına bakalım.

“Kükürt aracılığıyla vulkanizasyon yoluyla tekrar geri dönmeyecek şekilde, termoplastik olmayan maddelere dönüştürülmüş bulunan, 18C ve 29C arasında kopmaksızın orijinal uzunluğunun 3 misline erişebilen ve orijinal uzunluğunun 2 misline eriştiğinde, 5 dakikalık bir sürede orijinal uzunluğunun 1,5 misline dönebilen doymamış sentetik maddeler. Bu testin uygulanmasında çapraz bağ oluşumu için gerekli olan, vulkanizasyonu aktive edici veya hızlandırıcı maddeler ilave edilebilir; 5 (B) notunun (ii) ve (iii) bentlerinde belirtilen maddeler de kullanılabilir. Bununla beraber çapraz bağ oluşumu için gerekli olmayan genişletici, plastikleştirici ve doldurucu maddeler kullanılamaz; “

TERMOSET

Son olarak Termosetlerden bahsedelim. Termoset, yoğun çapraz bağ içermektedir(ağ yapı) ve zincirler arasında güçlü bir kimyasal bağ vardır.  Bu güçlü bağ, zincirlerin kolaylıkla kırılmamasını sağlar. Elastomerlere benzer şekilde; ısı ile eritilemez ve yeniden şekillendirilemezler. Her ne kadar sıcaklığa karşı dirençli de olsa; yüksek sıcaklıklarda zincirleri parçalanır ve yapısı bozularak eski haline geri gelmez. Bu nedenle; erimek ve yumuşamak yerine karbonlaşır veya yanar. Sıcaklığa olduğu gibi çizilmeye ve çözücülere karşı da dirençlidir. Şekillendirilmeden önce sıvı haldedirler ve bu sıvıya reçine adı verilir. Reçine şekillendirilerek termoset haline getildiğinde, artık geri dönüşü olmayacak şekilde sertleşir. Epoksi, poliüretan, bakelit ve melamin en bilindik polimer örnekleridir. (Kahvehanelerde kullanılan klasik çay tabağı Melamin ile yapılır)

Şimdi de Termosetlere ilişkin 39. Fasıl Notlarına bakalım:

“Şayet bu Fasılın maddesi ısı etkisiyle tekrar tekrar yumuşatılabiliyorsa ve eşya olarak şekilllendirilebiliyorsa, örneğin; kalıplamayla ve sonra soğutma işlemiyle sertleşebiliyorsa, bu maddeye “termoplastik” denir. Şayet kimyasal veya fiziksel araçlarla (örn: ısı ile)eritilemez bir ürüne dönüştürülebiliyorsa ya da zaten dönüşmüşse, bu maddeye “termoset” denir.”

Son olarak Polimerlerin türünün nasıl tespit edildiğinden bahsedelim. Bu tespitleri açık kaynaklardan araştırma, akıl yürütme ve laboratuvar analizi olarak üç ayrı başlıkta değerlendireceğim.

AÇIK KAYNAKLARDAN ARAŞTIRMA

Polimerlere ilişkin ticari tanımlar, farklı firmalara ait farklı özellikler içeren ve uluslararası ölçekte aynı tanımla ticarete konu olan tanımlamalardır. Bu bakımdan, faturadaki ticari tanımı dikkate alarak; “TİCARİ TANIM HS CODE” şeklinde internet üzerinden yapılan arama çok muhtemelen doğru sonuca ulaşmanızı sağlayacaktır.

Örneğin;

”Ongrovil S 5070 HS CODE” şeklinde bir arama yaptığınızda eşyanın Vinil Klorür polimeri olduğunu ve 3904.10 Tarife Alt Pozisyonunda sınıflandırılacağını değerlendirebilirsiniz.

AKIL YÜRÜTME

Bir Termoplastik ile Elastomer nasıl ayırt edilir? Örneğin Polyethlene ile Doğal Kauçuktan yapılan 2 ayrı eşyayı karşılaştıralım.


– Plastik katı ve hafif esnek bir yapıdadır. Kauçuk ise çok esnektir. Uzatılır ve güç uygulamayı bıraktıktan sonra tekrar eski haline döner.

– Plastiği çakmakla yaktığınızda mum gibi damlar. Yapay, kötü bir kokusu vardır ancak kauçuk kadar keskin bir koku değildir. Kauçuğun ise tutuşması zordur. Erimez ancak dumanı yoğundur. Kötü bir lastik kokusu alırsınız.

– Plastiğe vurduğunuzda genelde tok bir ses çıkar. Kauçukta ise donuk ve bastırılmış bir ses çıkar.

Bir Termoplastik ile Termoset nasıl ayırt edilir?

– Termoplastik ısıtıldığında yumuşar, erir. Soğutulduğunda tekrar sertleşir. Termoset ise ısıtıldığında sert kalır, sadece yapısı bozularak kömürleşir. Bir kez kalıplandığında tekrar şekil değiştiremez. Örnek verecek olursak; plastikten bir kaşığı ısıttıktan sonra büküp yeni şekil verebilirsin. Soğuduğunda sertleşip artık bu şekilde kalır. Termosetten eşya ise ısıtıldığında kömürleşir, bükülüp ardından yeni şekil verilmez. Termoset eşya için bakalitten yapılan  eşyayı hayal edebilirsiniz. Herhangi bir alışveriş sitesine “Bakalit” yazıp ulaşabilirsiniz. Genelde ısıya direnci nedeniyle tencere kulpu, tava sapı, ampul duylarında kullanılmaktadır.

– Plastikten eşyaya vurulduğunda genelde tok bir ses çıkar. Termosetten bir eşyada ise daha ince bir ses alırsınız. 

– Termoplastikten eşyaya tırnakla bastırdığınızda genelde iz bırakır. Kolay çizilir. Termoset eşya ise iz bırakmaz, çok serttir ve çizilmesi zordur.

LABORATUVAR ANALİZİ

Yukarıda anlattığım akıl yürütmeler bir ön fikir oluşturması açısında kullanılabilir ancak her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Çünkü malzeme bilimindeki gelişmeler, eşyanın tipik özelliklerini değiştirmeye imkan vermektedir. Ha bi de çakmakla yakılan polimeri solumak pek de mantıklı bir karar değildir.

Günümüzde polimerlerin türünü belirlemek için farklı test ve analiz türleri bulunmaktadır. Bu testler ile polimerin kimyasal yapısı tespit edilir. Ben burada en yaygın olarak kullanılan ve laboratuvar sonuçlarında da sıklıkla karşılacağınız FT IR (Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi) analiz yönteminden bahsedeceğim. Bu yöntem ile polimerdeki fonksiyonel gruplar ve bağ türleri ortaya çıkarılır. Temel mantığı ise şudur: Polimerdeki bağlar kızılötesini belli dalga boylarında absorbe eder. Cihaz ile numuneye kızılötesi ışın gönderildikten sonra, geniş bir spektrum aralığı taranır. Her fonksiyonel grubun belli bir dalga sayısı aralığında pik vermesi sayesinde, polimerin yapısı tespit edilir. Piklerin yerleri ve yoğunlukları fonksiyonel gruplara ilişkin bilinen referans verilerle karşılaştırılarak numune analizi gerçekleştirilir.

Polimerlere ilişkin bu bilgiler, Gümrük Tarife Cetveli 39 ve 40. Fasıllara ilişkin okumalarda yeterli olacaktır. İlgili fasılların tarife pozisyonlarında bu yazıya atıfta bulunarak konuyu daha kapsamlı ele alacağım. Hoşçakalın.

KAYNAKÇA

Polymerization − an overview. Sciencedirect, Erişim 23 Mayıs 2025, https://www.sciencedirect.com/topics/engineering/polymerization

Polymer backbone. In Wikipedia, The Free Encyclopedia. Erişim 23 Mayıs 2025,https://en.wikipedia.org/wiki/Polymer_backbone

Understanding the polymerization process, OpenLearn. Erişim 23 Mayıs 2025, https://www.open.edu/openlearn/science-maths-technology/chemistry/introduction-polymers/content-section-4.1

Charles Goodyear, Britannica,Erişim 23 Mayıs 2025, https://www.britannica.com/biography/Charles-Goodyear

João Bosco R. Peres J, Floriano Pastore Jr, Amazon Rubber, A Potential Yet to be Rediscovered, Journal of Polymers and the Environment, https://sci-hub.se/downloads/2019-02-03//77/10.1007@s10924-019-01381-7.pdf

Polymer Topology, Chemistry LibreTexts, Erişim 23 Mayıs 2025,https://batch.libretexts.org/print/Letter/Finished/chem-190663/Full.pdf

Plastic, Wikipedia, The Free Encyclopedia. Erişim 23 Mayıs 2025, https://en.wikipedia.org/wiki/Plastic 

Elastomer, Wikipedia, The Free Encyclopedia. Erişim 23 Mayıs 2025, https://en.wikipedia.org/wiki/Elastomer

Analysis of Polymers by ATR/FT-IR Spectroscopy, PIKE Technologies, Erişim 23 Mayıs 2025, https://www.piketech.com/files/pdfs/Analysis_of_Polymers_ATR_FTIR_AN.pdf

Functional Groups, lumenlearning, Erişim 23 Mayıs 2025, https://courses.lumenlearning.com/suny-potsdam-organicchemistry/chapter/1-6-functional-groups/

Buraya yorumunu yazabilirsin

Discover more from Umut Yiğit - Gümrük Tarife Cetveli ve Gümrük Mevzuatı

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading